15 milyonu aşan emeklilerimizin aylık seviyeleri incelendiğinde, evi ve ek geliri olmayan emeklilerimizin geçim koşulları ağırlaşmıştır. Emekli aylıklarına yapılan artışlar, ihtiyaç maddelerine yapılan zamlarla geri alınmaktadır. Emekli aylıklarının değersizleştiği bir dönemden geçilmektedir. Hükümet, şu gerçeği görmezlikten gelmektedir. Emekli aylıklarının hesaplanma ve artış sistemi, emeklileri yoksullaştırmıştır. Sigortalının gerçek (kök) aylığı giderek küçülmüş ve emeklilerin yarısına yakını en az aylık ödemesine mahkum edilmiştir. Düşük aylık alanlara yapılan yüzdeli zamların hiçbir değeri yoktur. Emekliler yoksullukta eşitlenmiş ve gelir dağılımı içinde en az pay alan kesim olmuştur.
Sosyal devlet ve sosyal güvenlik sistemi, emeklileri korumada yetersiz kalmıştır. Anayasamızın sosyal hukuk devleti olma özelliği, sigorta mevzuatında yapılan değişikliklerde zayıflatılmıştır. 2000 sonrası dönemde yürürlüğe giren 4447 ve 5510 sayılı kanunlarla emeklileri yoksullaştıran süreçler getirilmiştir. Emekli aylıklarının asgari ücretle bağı koparılmış ve alt sınır emekli aylığı
küçüldüğünden, sistemi düzeltme yerine en az aylık ödemesi ile sorunların üstü kapatılmıştır. En korumasız ve zayıf kesim emekliler olmuş ve zorunlu ihtiyaçlara erişim zorlaşmıştır. Emeklilerimiz, ülkemizin en saygın kesimi olmasına rağmen, korumasız kalmıştır.




