6. OLAĞAN GENEL KURUL SÜRECİ BAŞLAR…
TÜRKİYE İŞÇİ EMEKLİLERİ CEMİYETİ’nin 6.Dönem Genel Kurul süreci 12 Mayıs 1984 tarihinde Genel Başkan Mustafa Alpdündar’ın açış konuşmasıyla başlar. Başkan konuşmasında şunları söyler:
Sayın Başkanlık Divanı,
Saygıdeğer Delegeler,
Basın ve TRT’nin Muhterem Temsilcileri Kıymetli Misafirler,
Bilindiği üzere cemiyetler mensuplarının haklarını korumak, geliştirmek ve üyeleri arasında her türlü sosyal, ekonomik ve kültürel dayanışmayı, sağlamak amacıyla kurulmuş demokrasilerin vazgeçilmez göstergelerinin başlıca unsurlarını oluştururlar. Bu amaçla 1970’ler de kurulan Türkiye İşçi Emeklileri Cemiyetimiz ülkemizin 67 ilinin 51 ilinde teşkilatlanarak dev bir kuruluş haline gelmek suretiyle Türkiye’de işçi emekli dul ve yetimlerinin yasal temsilcisi olma sıfatını kazanmıştır. Bu sıfatla Cemiyetimiz son 3 yıllık çalışma döneminde zor günler geçirmiş, şerefle, gururla temsil ettiği kitlenin 70’li yıllarda yasalarla kazanılmış haklarını korumak için her sahada ve platformda sesini duyurmak suretiyle onurlu bir mücadele vermiştir.
Sayın Başkan,
Değerli Delegeler,
İşçi emekliliği bazı dar görüşlü menfi düşüncelilerin iddia ettiği gibi havadan sudan kazanılmış bir hak değildir. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana ülkenin kalkınmasına uzun yıllar alın teri ile fiilen katkıda bulunmuş vatandaşlarımızdan yürürlükteki yasalara göre emekli olabilme imkanı bulan emeklilerimizin bugünkü sayısı resmi kayıtlara göre 871.376’dır.
Bu rakama asgari iki aile bireyi ilave düşünürsek adına dar gelirli dediğimiz yaklaşık 3 milyonluk bir vatandaş grubunun insancıl ve acil sorunlarıyla karşı karşıya bulunduğumuzu vurgulamak isteriz. Hiç şüphe yok ki ülkemiz 12 Eylül öncesi bir kardeş kavgası eşiğinden döndürülmüş yeniden demokrasiye geçişte büyük aşamalar kaydedilmiştir. İftiharla söyleyebiliriz ki işçi emeklileri hiçbir kötü olayın müsebbibi olmamış daima Devlet’in koyduğu yasa ve kuralların yanında yer almıştır. Buna rağmen geçiş döneminin en ağır faturası üzülerek ifade etmek isteriz ki, işçi emekli dul ve yetimlerine yükletilmiştir. Biz işçi emekli dul ve yetimleri olarak hiç kimseye asla iftira etmiyoruz. Gerçekleri söylüyoruz.
Ancak; demokrasiye geçiş ara dönemi fırsat bilinerek kaldırılan işçi emekli dul ve yetim haklarını madde madde sıralayarak bu hakların kaldırılmasını bizzat sağlayanları kamuoyuna tanıtıyor ve devletimize şikayet ediyoruz. Bu uğraşımız aynı haklar geri alınıncaya kadar sürecektir.
Sayın Başkan Değerli Delegeler;
12 Eylül’den hemen sonra sayın Devlet Başkanımızın “Çalışkan ve Vatanperver Türk İşçisinin her türlü hakları korunacaktır” dediğini ve hemen arkasından yapılmış hatalar olmuşsa hatadan dönmenin fazilet olduğunu söylediğini hepiniz duydunuz ve basından öğrendiniz.
Değerli Cumhurbaşkanımızın bu kadar açık teminatına rağmen, o geçiş döneminde sosyal güvenliğinizi yöneten ve yönlendirenler, bizzat hazırlayıp sevk ettikleri ve inatla, ısrarla takip edip gerçekleştirdikleri müktesap hak tanımayan akıl almaz tasarılarıyla maalesef işçi emekli dul ve yetimlerin kanunlarla kazanılmış bir kısım haklarının kaldırılmasına ve bir kısım haklarının da 20 yıl geriye gitmesine sebep olmuşlardır.
Diğer bir sosyal güvenlik kuruluşu olan TC Emekli Sandığı mevzuatında maaş bağlama oranlarının %60’lardan %95’lere çıkartılması ve göstergelerin yükseltilmesi gibi birçok iyileştirmelerin yapıldığı bir dönemde;
*işçi emekli maaşları bağlama oranlarının % 70’den % 60’a indirilmesine,
*gelir bağlamada 3 yıllık ortalama yerine beş yıllık ücret ortalaması getirilmesine,
*işçi, emekli dul ve yetim temsilcilerinin SSK yönetiminden atılmasına,
*kendi hastanelerimizde muayene ücreti ve ilaç yüzdesi ödeme uygulaması getirilmek suretiyle emekli dul ve yetimlerimizin hastane ve poliklinik kuyruklarında perişan edilmesine,
*sosyal yardımları eşit hale getiren mevzuatın engellenmesine, iş bulabildikleri takdirde memur emeklileri gibi işçi emeklilerinin de çalışabilmelerini temin eden mevzuatın engellenmesine,
*çalışan sigortalılardan kesilen primlerin öngördüğü kadar puanların işçi emekli göstergesine yansıtılmasının önlenmesine,
*işçi emekli gösterge artışlarının asgari ücret artışlarından kopartılmasına,
*cemiyetimizi ekonomik yönden çökertip kendiliğinden dağılmasını sağlamaya matuf üyelerimizin yazılı muvafakatleri üzerine yıllardır SSK’dan kesilmekte olan üyelik aidat kesintimizin durdurulmasına,
*en yüksek dereceden gelir alan bir azınlığa 140 puan veren ancak yaklaşık 321 bin emekli dul ve yetimin bulunduğu 580 dereceye hiç puan vermeyen 1 Ocak 1985 tarihinde yürürlüğe girecek 24 Ekim 1983 tarih ve 2934 sayılı kanunla gerçekleştirilen, eşitsizliği nedeniyle emeklilerimizi kendi aralarında bile huzursuz edip birbirine düşürebilecek sosyal adaletten yoksun işçi emeklileri göstergesinin bu hali ile oluşmasına sebep olan kişiyi ve yasal görevleri olduğu halde bu kişinin yaptığı bu kadar haksız ve adaletsiz girişimlerine bütün uyarılarımıza rağmen mani olmayıp seyirci kalan, sorumlu kişi ve kuruluşları tarih ve kamuoyu önünde kınıyor ve bu hakları yeniden kazanmada uğraşa katılmaya davet ediyoruz.


