TİEC 3. OLAĞAN GENEL KURULU ANKARA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ – 6
1912 SAYILI KANUN’A DAYANILARAK BAKANLAR KURULU KARARIYLA VERİLEN ZAMLAR:
Muhterem delegeler ve sevgili arkadaşlar, Bilindiği üzere, 01.07.1975 tarihinde çıkarılan 1912 sayılı kanunla, işçi emekli maaşlarının 2 yılda bir geçim standardına göre ayarlanması yetkisi Bakanlar Kuruluna bırakılmıştı. Başlangıç tarihinin de Temmuz 1974 ten geçerliliği kabul edildiğinden, 01.07.1976 tarihinde 2 yılını doldurmuş olduğundan, yeni ayarlamanın yapılmasını talep etmeye hazırlanmıştık. Ankara şubesinin tertiplediği 25.01.1976 tarihli sohbet toplantısında, Sosyal Güvenlik Bakanımız sayın Ablum ve Başbakan Yardımcısı sayın Feyzioğlu’na emeklilere verilmesi gerekli zam gününün yaklaştığını ve bu konuda ne gibi düşünce ve hazırlıklarının bulunduğunu kendilerine duyurduğumuzda, sayın Feyzioğlu söz alarak, “Kanunun çıkış tarihi 1975’tir. İki yılını 1977 yılında dolduracaktır.
Hukukçuların görüş noktası bu merkezdedir. Bu hususu derinlemesine incelemek lazımdır.” şeklinde mütealaada bulundular. Halbuki, emeklilerin taban maaşları daima asgari ücreti takip etmiştir. Asgari ücret 12 lira iken, taban 360 lira, asgari ücret 18 lira olduğunda, taban 540 lira olmasına rağmen, asgari ücret 25.5 liraya çıktığında ise, taban maaş 705 liraya çıkarılmamış 540 lirada 3 sene dondurulmuş durumda bırakılarak emekliler mağdur edilmişti.
Asgari ücret halen 540 lirada bekletilmekte. Bu görüşten hareketle uzun süre yapmış olduğumuz savunma, nihayet değerli hükümetimizce de olumlu karşılanarak, eski ve yeni emekliler arasında devam edegelen gelir dengesizliklerini de ortadan kaldıracak yeni bir intibaka sistem aranmış ise de, çalıştıkları sürece belirli bir ücret baremine sahip olamayan işçi emeklisine memur emeklileri gibi bir intibak arası bulunamamış ve bilindiği gibi, Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle aylık gelirlerimiz 01.10.1976 tarihinden geçerli olarak % 20 ila % 50 arasında bir yükseltmeye tabii tutulmuştur. Söz buraya gelmişken, evvelce olduğu gibi prim artışına mahal görülmeden 1 milyar 600 milyon liraya bağıtlanan bu zammı kısa zamanda tahakkuk ettiren muhterem hükümetimize ve iyi niyet sahibi SSK yöneticilerine teşekkürlerimizi sunmak isteriz.
Diğer taraftan, yapılmış olan bu zamma rağmen, mevzuat farklılığı nedeniyle Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Devlet Demiryolları Emekli Sandığı mevzuatına tabi emeklilerin mağduriyetinin giderilmediği ve bunların arzulanan seviyeye ulaştırılamadığı Sosyal Güvenlik Bakanımız ve SSK ileri gelenleri tarafından açık ve seçik olarak tespit edilmiş ve bu sandık mevzuatına tabii olanlara da ayrıca bir kanun teklifi yapılarak mağduriyetlerinin en kısa zamanda mutlaka giderileceği bizzat sayın bakanımız tarafından ifade edilmiş bulunduğunu da büyük bir memnuniyetle belirtmek isteriz.
EMEKLİLER ARASI BİRLİK VE BERABERLİĞİN TEMİNİ VE GÜÇLENDİRİLMESİ
İçinde yaşadığımız çağ, insanları nemelazımcılıktan ve idare-i maslahatçılıktan kurtararak, birlik ve beraberlik içerisinde karşılıklı yardımlaşmaya ve iyi bir toplum nizamı kurmaya zorlamaktadır. Birçok teşekküllerde bu tatbikatın toplum yararına işlediğini ve olumlu sonuçlar verdiğini görmekteyiz. Bu cümleden olarak: sendikalar, Ticaret Odaları, esnaf teşekküleri, Barolar, Etibba Odaları ve Şoförler Cemiyeti gibi birçok sosyal kuruluşlar, mensuplarından sağladıkları gelirlerle güçlü birer organ haline gelmektedirler. Madem ki, hak ve menfaatlerin düzenli bir sistem içerisinde korunması asıldır, o takdirde, memleketimizde yeni taavvuz etmekte olan işçi emeklileri topluluğunun da birlik ve beraberlik haline gelmesini bazı önemli sosyal hizmetlerin kendiliğinden doğmasını, hükümetlerimizin desteklemesi ve hatta zorlamasının gereğine inanmaktayız. Sendikalar kanuna göre, işçi, sendikaya üye olmak zorunda değildir. Ancak, sendikal haklardan yararlanması bakımından, sendika üyeliğini bizzat arzulayarak, o birlik ve beraberliğe katılmaktadır. Emeklilerin de birlik beraberliği, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışması birçok sosyal konularına kolaylıkla çözüm getireceği düşüncesindeyiz. Bu cümleden olarak, emeklilerin SSK hastanelerine müracaatında kullanılan sağlık karnelerinin cemiyetimizce vize edilmesi mecburiyetinin, Banka çekleri tevziatının ve emekli ile SSK arasında cereyan eden muamelatta cemiyetin mutavassıt görev ve yetki kullanması gibi konuların idari yönden emredilmesi bu iş için yeterli olacaktır.
Bu takdirde, bütün emekli bu teşkilat altında toplanacak ve bunlardan sağlanacak gelirlerle, Huzur evleri, Dinlenme kampları, küçük çapta sağlık tesisleri, İstihlak ve yapı kooperatifleri ve sosyal yardım fonları gibi sosyal hizmetlerin taahhuk etmesi ile Hükümetin sosyal güvenlik politikasına katkıda bulunulacak ve dolayısıyla Türk İşçi Emeklisine de bağlı anlamda bir yaşantı sağlanacaktır. Bu önerimiz değer bulduğu takdirde, toplum hizmetini geliştiren cemiyetimizin belirli bir statü ve denetim altında memlekete önemli hizmetler vereceği kanısındayız.
Diğer taraftan, gelecek yıl memleketimizde yapılacak umumi seçimler göz önünde tutularak, işçi emeklisi ve dolayısıyla cemiyetimiz için çok önem taşıyan Sosyal Sigortalar yönetiminde temsil ve kısıtlı verilen ilaçlarla, hiç verilmeyen sıhhı araç ve gereçlerin emeklimizden esirgenmemesini temin bakımından hükümetimizce hazırlanarak yüce parlamentoya intikal ettirilmiş olan kanun tasarıları kadük olma tehlikesinden kurtarılarak, bu yasama döneminde kanunlaşması için öncelikle meclis gündemine alınması, gelecek seçimlerde bütün siyasi partilerimizin diğer meslek teşekküllerine olduğu gibi cemiyetimize de kontenjan imkanı sağlayarak bu müşterek davamızın içinde yetişen birkaç arkadaşımızın parlamentoya alınması suretiyle kendi meselelerimize sahip çıkma fırsatı verilmesi başlıca temennilerimiz arasındadır.
Faaliyet raporumuza burada nihayet verirken, iki yıllık dönem içerisinde Merkez Yönetim Kurulumuzun görevini tam olarak yapmış insanların gönül huzuru içerisinde bulunduğunu ifade etmek isteriz. Ancak, bu arada bir kısım kusur ve noksanlarımız olmuş ise, bunların da hoşgörü ile karşılanacağı ümidini taşımaktayız. Kongremizin Aziz Türk İşçi Emeklisine ve memleketimize hayırlı olmasını gönülden temenni eder, muhterem genel kurulumuzu saygılarla selamlarız. 22 Kasım 1976
(Devamı: TİEC 3. OLAĞAN GENEL KURULU SONRASI GELİŞMELER)



