Tarihçemiz

TÜED Tarihinden Sayfalar-12

KURUCU GENEL BAŞKAN SADİ HEPER, 4-5 KASIM 1974 TARİHİNDEKİ 2. OLAĞAN GENEL KURULDA, CEMİYETİN VE EMEKLİLERİN TALEPLERİNİ SIRALAR… (4)

7- Adalet Kurallarına ve Sigortacılık Yöntemlerine Uymayan İki Kanun Maddesi:

Bildiğiniz gibi Askeri Fabrikalar Tekaüt ve Muvanet Sandığı Kanunu olan 3575 sayılı ve DDY İşçileri Emekli Sandığı Kanunu olan 2454 ve bunu tadil eden 2904 sayılı kanunlar yürürlükten kaldırılmıştır. Bu sandıkların mensupları 991 sayılı yasa vasıtasıyla, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine tabi kılınmışlardır. Ve fakat, gelin görün ki; mülga olan bu kanunlardan 3575/17. maddesi ve 2904/5. maddesi yürürlükte kalmıştır. 6 Aydan fazla hapis cezası alan emeklilerin aylık ve gelirleri kesilmektedir. Emekli arkadaşlarımızın başında Demokles’in kılıcı gibi sallanan ve hepimizi tedirgin eden bu maddelerin yürürlükten kaldırılması gereğini her fırsatta ve her yetkiliye anlatmış bulunuyoruz. Harb-İş Federasyonu yöneticilerinin ve Türk-İş yetkililerinin de bu konuda dikkatleri çekilmiştir. Kanun tekliflerinin hazır olduğu ifade edilmektedir. Esasında demokratik bir tatbikat olmayan, 1926’ların zihniyetini taşıyan bu madde, bugün diğer sigorta kanunlarında mevcut değildir, çünkü Anayasa’nın eşitlik ruhuna aykırıdır.

8- Sağlık Kontrol Muayeneleri:

İş kazası ve meslek hastalığı yüzünden sıhhi kurul kararıyla muvakkat göremezlik kararı verilerek geçici olarak emekliye sevk edilenlerin, kısa zaman aralıklarıyla yapılan sıhhi kurul muayenelerinde sağlığa kavuştukları, çalışabilir duruma geldikleri tespit edildiğinde, sigortaca bağlanan gelirleri kesilmekte fakat işlerine iade edilmeleri düşünülmemektedir. Bu gibi mağduriyete uğrayanların halleri perişandır. İş Kanunu’nun 25. maddesinde eski işine yerleştirileceğine dair hüküm bulunmakla beraber, tatbikatta ihmal ve tekasül devam etmektedir. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun bu konuyla ilgili maddesine kesinlik ifade edecek şekilde bir bent ilave edilerek bu mağduriyetlere son verilmelidir.

9- İşçi Emeklilerine Sigortalı İşyerlerinde Çalışma İmkanının Sağlanması:

Muhterem dinleyiciler, Anayasamızın 40. maddesinde; ‘Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir’ denilmektedir. Biliyorsunuz, son yıllarda emekliye sevk edilen işçi arkadaşlarımız arasında genç ve dinamik kimselerin bulunduğu bir gerçektir. Bu arkadaşlarımızdan birçoklarının aldığı emekli aylığı kendilerine yetişmeyecek durumdadır. Bunlar, çalışıp kendilerine bir ek kazanç temin etmek için çırpınmaktadırlar. Fakat karşılarına kanuni bir engel çıkmaktadır.

Memur emeklileri; SSK ve Emekli Sandığı’na bağlı işyerlerinde çalışabildikleri halde, bu hak işçi emeklilerinden esirgenmiştir. İşinin ve sanatının ehli olmuş, çalışma kudretine sahip, çalışacağı işyerini memnun edebilecek vasıftaki işçi emeklilerine çalışma hakkının tanınmasının ve mevcut ikiliğin ortadan kaldırılmasının isabetli bir hareket olacağını ifade ve iddia ediyoruz. Her türlü tehlikeyi göze alarak ve işyerleriyle muvazaalı gizli anlaşmalar yaparak çalışan emekli arkadaşlarımız istismar edilmektedir. Bunun neticesi de, sigorta görevlileri suiistimal töhmeti altında kalmaktadırlar. Bu mahzurları önlemek, Sigorta’nın üst kademesindeki yöneticilere düşse gerekir.

10- Hastanelere ve Mütehassıslara Havale Edilen Emeklilere Yolluk Ödenmesi:

Halen sigortalı işçilere uygulandığı üzere; işçi emeklilerinin oturdukları yerlerde bulunan doktorların görecekleri lüzum ve havalesi üzerine mütehassıslara ve hastanelere sevki gerektiğinde, kendilerine yol paralarının Sigortaca verilmesi lüzumludur. Aksi halde, emekli ölüme terk edilmiş insan durumuna düşmektedir. Sosyal güvenlik olacaksa, son nefesine kadar insana sahip çıkılması lazımdır düşüncesindeyiz.

11- İşçi Emeklileri Arasında Aylık ve Gelir Dengesizlikleri:

1 Mart 1969 tarihinde yürürlüğe giren 1186 ve 1189 sayılı kanunlarla, işçi emeklileri arasında eski yıllardan beri devam ede gelen aylık ve gelir dengesizlikleri ortadan kaldırılmıştı. Sistematik ayarlama kanun tasarısının kanunlaşmasından önce yapılacak bir işlem olarak önermek istediğimiz husus şöyledir: Mesleki vasıf ve hizmet müddetleri itibariyle, eşit seviyede olan ve 1969 ile 1974 yılları arasında emekliye ayrılanlara bağlanan aylık ve gelirlerde yine eskiden olduğu gibi büyük dengesizlikler meydana gelmiş bulunmaktadır. Maddi gelir farklılıklarından başka, manevi üzüntülere de sebep olan bu durumun giderilmesi için sözkonusu 1186 ve 1189 sayılı kanunların tatbikatında olduğu gibi 1974 yılına kadar işçi ücretlerinde vaki olan artışları da nazara almak suretiyle, emekli aylıklarının yeni bir yükseltmeye ve ayarlamaya tabi tutulmasını en adil bir hareket tarzı olarak görüyor ve böyle bir tatbikatı ısrarla müdafaa etmek istiyoruz.

(Devamı: KURUCU GENEL BAŞKAN SADİ HEPER, 4-5 KASIM 1974 TARİHİNDEKİ 2. OLAĞAN GENEL KURULDA, CEMİYETİN VE EMEKLİLERİN TALEPLERİNİ SIRALAR… (5))

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir