soru-cevap

Siz sorun… Biz cevaplayalım…

Türkiye Emekliler Derneği Araştırma Müdürü Namık Tan, üyelerimizin sorularını yanıtlıyor.

Üyelerimizin sorduğu sorular ve cevaplar…


1-) SORU: Gerçek enflasyonla emeklilere verilen zamlar bağdaşmamaktadır. Ben 29,5 yıl prim ödedim. Bugün 5 bin gün prim ödemiş olan emekli ile aynı aylığı alıyorum. Memurlara yapılan seyyanen zamların emeklilere verilmemesini, devletin ayrımcı uygulaması olarak değerlendiriyorum. Bu sorunlara, üyesi olduğum derneğimizin çözüm bulmasını talep ediyorum.

CEVAP: Türkiye Emekliler Derneği, sosyal güvenlik haklarında eşitliğin sağlanmasını savunmakta ve intibak yapılarak prim kazançlarına ve prim ödeme gün sayılarına göre emekli aylıkların yeniden hesaplanmasını talep etmektedir. Her ay yayınlanan dergimizde ve basın açıklamalarımızda, emeklilere hak ettikleri aylıkların ödenmesi için Hükümete çağrılarımız olmuştur. Sistem bozulunca ve sigorta mevzuatında sık sık yapılan değişiklikler, hak kayıplarına neden olmuştur. Nimet/külfet dengesini koruyan bir sigorta mevzuatı getirilmediği sürece, emeklilerin sorunlarına çözüm bulunamaz. Haklısınız; primleri dikkate almadan emekli aylığı ödemeleri, aylık alanlar arasında eşitsizlikleri artırmaktadır. Tek bir çözüm var, o da intibak yapılarak her bir emeklimize hak ettiği aylığın ödenmesidir.


2-) SORU: Kendi aylığım ile birlikte eşimden de aylık almaktayım. SGK, eşimden aldığım aylığın hissesini yüzde 50 olarak hesaplamış. Bu hisse doğru mu?

CEVAP: Sigorta mevzuatında kendi çalışması ve kendi çalışmasından dolayı emekli aylığı alanlara, eşinden bağlanacak aylık hissesi yüzde 50 olarak hüküm altına almıştır. Sizin kendi aylığınız olmasaydı, hisse oranınız yüzde 75 olarak hesaplanacaktı.


3-) SORU: 2024 itibariyle kamu çalışanlarına ve memur emeklilerine birinci altı ayda yüzde 15 zam + enflasyon farkı uygulanacak. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise, altı aylık enflasyon oranına göre zam yansıtılacak. Memur emeklilerine yapılacak zam, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine de yansıtılacak mı? Derneğinizin bu konuda bir çalışması var mı?

CEVAP: Bu konu, her zam döneminde karşımıza çıkmaktadır. Bütün emeklilere aynı oranda zam yapılması için Bütçe Kanunu veya torba kanunla emeklilere eşit zamlar uygulanmaktadır. Aynı uygulamanın, 2024 yılında da devam etmesi gerekir. Derneğimiz, bütün hazırlıklarını buna göre yapmakta ve emekli aylıklarına eşit zam yapılması için mücadele etmektedir. Türkiye Emekliler Derneği, yüzdeli zamların aylıkları düşük olanları korumadığından, emekli aylık seviyelerine göre seyyanen veya yüzdeli zamların uygulanmasını savunmaktadır. Geçmiş dönemlerde, bunun örnekleri var. Aylıkları yetersiz kalan emeklilerimize seyyanen zam yapılacağı gibi, yüksek aylık alanlara ise, yüzdeli zamlar seçenekli olarak uygulanabilir. Emekli aylıklarında eşitliğin sağlanması için, aylık hesaplama ve artış sisteminde bilimsel çözümlere gidilmelidir. Sosyal devlet ve sosyal güvenlikte bunu gerektirmektedir. Özetle, sigorta mevzuatımız yeniden düzenlenmeli ve intibak ile
emekli aylıklarında eşitlik sağlanmalıdır.


4-) SORU: 7500 gün prim ödemem var. Son beş yılda primlerimi Bağ-Kur’dan ödedim. Emekli olma şartlarımı nasıl öğrenebilirim?

CEVAP: Sizin için iki seçenek var emekli olmanız için. Birincisi, 3,5 yıl 4/a sigortalı olarak SSK’dan prim ödemeniz durumunda emekli olabilirsiniz. Diğer seçenek ise, Bağ-Kur’dan prim ödemeye devam etmek isterseniz, 9 bin gün prim ödemeniz yerine geldiğinde, emekli olabilirsiniz. Tercih sizin.


5-) SORU: Çanakkale SGK’dan tarafıma aylık bağlandı. SGK aylık hesaplama portalına girdiğimde, tarafıma bağlanan aylıktan daha fazla aylık almam gözüküyor. Hangisi doğru, bu konuda bilgi alabilir miyim?

CEVAP: SGK uzmanlarıyla bu konuda yapmış olduğumuz görüşmede, portalın gerçek aylığı vermediğini ve emeklilere bağlanan aylıklarla farklılık olabildiğini paylaştılar. Bu durum, emekli aylığı alanların aylıkları eksik mi hesaplandığı kuşkularını artırıyor. Emekli aylıkları, bilgisayar programıyla hesaplanıyor. Haklısınız, bu konuda daha dikkati olunmalı ve bağlan aylıklar ile
portaldaki aylıklar arasında farklılık olmamalıdır. Bu konuyu takip etmeye devam edeceğiz. Sizin aylığınızda bir eksiklik düşünceniz varsa, aylığınızın yeniden hesaplanması için dilekçe ile SGK’na başvurabilirsiniz.


6-) SORU: Aylığım 7.500 TL. Nasıl geçineceğim ve ne yapmalıyım?

CEVAP: Bu durum, emeklilerin yaşadığı en temel sorundur. Düşük aylık politikası, emeklileri yoksullaştırmış ve ödenen aylıklar geçim özelliğini kaybetmiştir. Emekli aylıkları, bilimsel gerçeklerden uzak kalan bir sistemle hesaplanmaktadır. Aylık artışları da gerçek enflasyonu yansıtmayan tüfe oranlarına göre yapılmaktadır. Hesaplama ve aylık artış sistemi değiştirilmeli ve emeklilere hak ettikleri aylıklar ödenmelidir.

Sizin gibi, milyonlarca emeklimiz, açlık sınırının altında aylık almaktadır. Emekliler, bu durumu hak etmiyor. En düşük emekli aylığı, asgari ücrete endekslenmeli ve intibak yapılarak emeklilerin hakları teslim edilmelidir.


7-) SORU: Seçim sonrası yapılan zamlar, hayatı çileye dönüştürmüştür. Çarşı-pazara çıkacak bir aylığımız olmadığından, beslenme sorunu yaşamaktayız. Türkiye Emekliler Derneği, aile destek programına başvuru yapmamızı öneriyor. Bu sorunu çözen bir durum değil. Yapılan yardımların bin lira olduğunu söylediler. Emekliler, dilenci durumuna düşürüldü. Bizler, yıllarca ülkemize hizmet ettik. Bu durumu hak etmiyoruz. Dernek olarak ne yapıyorsunuz?

CEVAP: Emeklilerimiz, hak ettiği aylığı alamadığı için en zor dönemi yaşamaktadır. Türkiye Emekliler Derneği; gelinen bu durumu, bir sistem sorunu olarak değerlendirmektedir. Sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişiklikler, emekli aylıklarında kayıpları artırmış ve bağlanan emekli aylıklarının geçim özelliği olmadığından, emekliler en zor dönemden geçmektedir. Türkiye Emekliler Derneği; aylık hesaplama sisteminin ve tüfe oranına endeksli yapılan zamların değişmesini savunmaktadır. 1992 yılında aylığa hak kazanma koşulu olan yaşın kaldırılması ile birlikte 2000 sonrası dönemde getirilen 4447 ve 5510 sayılı Kanunlar aylık hesaplamalarında ciddi kayıplara neden olmuş; 2000 sonrasında bağlanan asgari emekli aylıkları değersizleştirilmiştir. 2000 yılında asgari ücretin üzerinde emekli aylığı alınırken, 2016 yılından itibaren bu denge bozulmuş ve fatura emeklilerimize kesilmiştir.

Sosyal güvenlik sistemi, siyasetin seçim kazanma aracı olmuştur. Yanlış yapılan her bir değişikliğin faturası emeklilerimize kesilmiştir. Yapılması gereken; asgari aylık bağlama oranı yüzde 70 olmalı; prim kazanç aralıklarına göre gösterge sistemine dönülmeli ve emekli aylıkları yeniden hesaplanmalıdır. 2000 sonrasında emekli olanların intibakı yapılmalı ve her bir emekli hak ettiği aylığı almalıdır. Emeklisini mutlu etmeyen devletlerin, sosyal devlet olma özelliğini kaybettiği gerçeğini ülkeyi yönetenler bilmeli ve gerekli tedbirleri almalıdır. Gelecek güvencesi olan emekli aylığını böylesine korumasız bırakan mevcut sistem terk edilmeli; yaşlılık döneminde emeklilerimize insanca yaşamaya yetecek aylık ödenmelidir.


8_) SORU: Memur emeklilerine ek gösterge ile aylıklarında ve emekli ikramiyesinde iyileştirme yapılırken, benzer düzenleme diğer emekli gruplarına yapılmaması hak kaybı değil mi? Emekliler arasında ayrım, sosyal devlet yaklaşımı ile bağdaşır mı? Ben yüksek prim ödeyen ve çalışırken sorumluluğum olan bir emekliyim. Benim aylığımda hiçbir dönem ek artış yapılmadı ve memur emeklilerine yapılan iyileştirmelerden yararlanmadım? Bu konuda bilgi alabilir miyim?

CEVAP: Sosyal güvenlik sistemimizin eşitlik kuralı olmadığından, bu tür sorunlar ile karşılaşılıyoruz. Türkiye Emekliler Derneği, emeklilere bir bütün olarak bakılmasını savunmaktadır. Memur emeklileri arasında da eşitsizlikler var. 3600 ek gösterge uygulamasının farklı olması ve dar tutulması eleştiri almıştır. Emekliler arasında olan statü farkı da, sistemi bozan bir parametredir. 4/a, 4/b ve 4/c gibi emekli gruplarının olması, norm ve standart birliğine aykırıdır. Tek bir sistem getirilmeli; ödenen primler ve hizmet yıllarına göre aylıklar hesaplanmalıdır. Emekli aylıklarında farklı ödemelerin olması, hesaplama sisteminden kaynaklanmaktadır. Bu tür eşitsizliklerin olmaması için tüm sigortalıların ödemiş oldukları prim kazançlarına göre derece ve kademesi olan gösterge sistemi getirilmelidir. Sosyal güvenlikte tek çatıya uygun bir sistem kurulmadığından, farklı aylık ödemelerine çözüm getirmekte zorlaşmaktadır. Kartopu gibi büyüyen bir sistem düzeltilmeli ve her emeklimize hak ettikleri aylığın ödenmesi için intibak yapılmalıdır.


9-) SORU: Ek 5 tarım sigortalıyım. Düzenli olarak primi kendi cebimden yatırmaktayım. Tarım sigortasından emekli olan komşularımla konuşurken, 3600 günü olan sigortalılara aylık bağlandığını söylediler. 2014 yılında ilk defa tarım sigortalısı oldum. Sigorta müdürlüğüne gittiğimde, benim gibi durumda olanların prim ödeme günü 7200 olarak belirlendiğini söylediler. İş bulursam köyümü terk etmeyi düşünüyorum. Bu haksızlığı kabul edemiyorum. Derneğinizin bir çalışması var mı?

CEVAP: 1 Mayıs 2008 itibariyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile tarım sigortasına ilk defa girişi olanların primleri 3600’den 7200 güne çıkarılmıştır. Bu değişiklik, köyde kalmayı engelleyen bir prim yükselmesidir. Buna dernek olarak karşı çıktık. Düzeltilmesi için mücadele ediyoruz. Köyde nüfusun azaldığı bir dönemde böylesine zorluk gösteren bir değişiklik doğru olmamıştır. Gıdanın ve tarım ürünlerinin kıtlığının yaşandığı günümüzde, tarım sigortalıların primlerinin bir kısmının devlet tarafından karşılanması ve prim ödeme gün sayısının eskiden olduğu gibi, 3600 olarak belirlenmesi gerekir.


10-)SORU: TÜİK’in enflasyon hesaplanmasına göre emekli aylıklarına zam yapılmasını savunan hiçbir emekli yoktur. Ocak ayında 50 TL’ye aldığım ürün Haziran ayında 100 TL’ye yükseldi. TÜİK ise, altı aylık tüfe artışını yüzde 19,77 açıkladı. TÜFE oranlarına göre emekli aylıklarına yapılan artışlar, emeklileri koruyan bir sistem olarak görülmemektedir. Bu hesaplamayla, emeklilerin aylıkları küçülüyor. Yazık! Bu sistem yerine emekli yaşam aylığı hesaplanmalı ve emeklileri koruyan bir artış sistemi getirilmelidir.

CEVAP: Sizin bu sorununuzu yıllardır gündemde tutuyoruz. TÜFE’nin enflasyon sepeti ve madde gruplarının ağırlığı bilimsellikten uzaktır. TÜİK’in son iki yıldır madde fiyatlarını açıklamaması, hesaplamalara gölge düşürmüştür. Enflasyon açıklanırken, ekmeğin fiyatı açıklanmıyor. Hiçbir maddenin fiyatı bilinmiyor. Böylesine bir sistem ile emekli aylıklarına zam yapılması, doğru bir seçenek olamaz. Bu nedenle, çalışanları ve emeklileri temsil eden enflasyon sepeti oluşturulmalıdır. Açlık ve yoksulluk tutarlarının altında kalan emekli aylıkları geçim özelliğini kaybetmiştir. Bu nedenle, yaşam aylığı ölçülerine göre yeni bir sistem getirilmelidir.


11-) SORU: EYT’den emekliliği hak etmeme rağmen, aylığım bağlanmadığından geçim zorluğu yaşıyorum. Bu konuda yardımlarınızı bekliyoruz.

CEVAP: Bu konuda aylığı bağlanmayan çok sayıda sigortalımız var. Dernek olarak, tüm girişimlerimize rağmen, mağduriyet yaşayan insanlarımıza en kısa sürede aylık bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilileri ile paylaşıyoruz.


12-) SORU: Beş yıl önce asgari ücretin iki katı emekli aylığı ödenirken, bugün asgari ücretin bile altında kalan aylıklarımız ile geçim zorluğu yaşıyoruz. Hükümet, emeklileri ikinci planda değerlendiriyor. Asgari ücrete yapılan artışlar neden emekli aylıklarına da yapılmıyor?
Dernek olarak girişimleriniz var mı?

CEVAP: Emeklilerimizin aylıklarının küçülmesi, sosyal güvenlik sistemimizin zayıf kalan hesaplama sisteminden ve artışından kaynaklanmaktadır. 1 Ekim 2008 itibariyle yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, sosyal
güvenliği zayıflatan bir içerikte hazırlandığından, bugünkü sorunlar yaşanmaktadır. Öncelikle, aylık hesaplamaları ve artışı tek bir sisteme göre yapılmalı; mevcut aylık farklılıkları intibak yapılarak her bir emeklinin hakkı teslim edilmelidir. En az aylık ödemesinin 7.500 TL olmasının dul ve yetim aylıklarına katkısının olmamasına çözüm getirilmelidir. Asgari ücrete yapılan artışlar, komisyon aracılığıyla
yapılmaktadır. Emekli aylıklarına yapılan artışların emeklileri temsil etmeyen TÜFE oranlarına göre endekslenmesi, emekliyi koruyan bir sistem olarak görülmemektedir. Bu nedenle, bütün açıklamalarımızda ve raporlarımız asgari emekli aylığı asgari ücretin altında
olmamalı, yüksek primi ödeyenlerin de hak ettikleri aylıklar ödenmelidir.


13-) SORU: Üst göstergeden ve 10 bin gün üzerinden 2000 yılı Ocak ayında emekli oldum. Benimle aynı işyerinde çalışan arkadaşım ise, Aralık 1999 ayında emekli oldu. Bu arkadaşım intibaktan yararlandı ve ben ise yararlanamadım. Bu mu adalet? İntibakımız ne zaman yapılacak?

CEVAP: Emeklilikte temel ilke eşitlik kuralına göre emekli aylıkların hesaplanması ve artırılmasıdır. 2000 öncesinde 506 sayılı Kanun, 2000 sonrası dönemde 4447 ve 5510 sayılı Kanunlarla, emekli aylıklarında eşitliği bozan karma aylık hesaplamaları getirilmiştir. Bu nedenle, 2000 öncesi dönemde emekli olanlara tanınan intibakın 2000 sonrası emeklilere de uygulanması için tüm yargı yollarına başvurulmuştur. Yüksek yargı kararlarında, intibak sorununun TBMM’nin görev alanına girdiğine dikkat çekilmiştir. Anayasamızın 10. Maddesi, herkesin kanun önünde eşit olması gerektiğini güvence altına almıştır. Bu gerçeğe rağmen, sigorta mevzuatımızda farklı düzenlemeler olduğundan, hak kayıpları da büyümüştür. Türkiye Emekliler Derneği olarak savunduğumuz tek bir ilke var; emekli olunan tarihlere bakılmaksızın, prim
kazancı ve prim ödeme gün sayıları eşit olanlara, eşit aylık ödenmesi için intibak yapılmalıdır. Emekli aylıklarını düşüren hesaplama sistemi değiştirilmeli, çalışılan dönemler için “tek bir aylık hesaplama sistemi” getirilmelidir.


14-) SORU: 2000 Şubat ayında emekli oldum ve 8250 TL aylık almaktayım. 2000 öncesi kazançlarım üst göstergeden ödenmiş ve 9759 gün de prime sahibim. Sormak istediğim şu: Benden iki ay önce, Aralık 1999 tarihinde emekli olanlar intibaktan yararlanırken, bu hak biz emeklilere neden tanınmadı? Bu konuda, Dernek olarak ne yapıyorsunuz ve bizim gibi milyonlarca emeklinin intibakı ne zaman yapılacak?

CEVAP: 2000 öncesinde emekli olanlara 6283 sayılı İntibak Kanunu ile yaklaşık iki milyon emeklimizin aylıklarında (gösterge değeri ve prim ödeme gün sayısına göre) iyileştirmeler yapılmıştır. Türkiye Emekliler Derneği, intibak kanununun 2000 sonrası emeklilere de uygulanması için mücadele vermiş ve dönem farkı olmaksızın intibakın bütün emeklileri kapsamasını savunmuştur. Taleplerimiz karşılanmayınca, dava yoluna gidilmiş ve üst mahkemelere kadar taşınmıştır. Gerek Anayasa Mahkemesi ve gerekse de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, intibak talebimizi incelemiş ve bu haksızlığın giderilmesi için TBMM’nin görev alanına girdiğine karar vermiştir. Bu durumda, TBMM’de temsil edilen bütün partilerin intibak konusunda işbirliği yapması ve Hükümetin de bu sorunu çözecek bir kararlılık göstermesi gerekir.


15-) SORU: 1.9.2008 sigorta girişim var. İlk sigortalılığım, tarım SSK’da 3148 günüm var. 1507 günüm de tarım BAĞ-KUR. Ne zaman emekli olabilirim?

CEVAP: Statünüz tarım BAĞ-KUR olarak devam ettiğinden, 5400 gün üzerinden 61 yaşında emekli olabilirsiniz. Bu durumda 2 yıl 1 ay daha prim ödemeniz gerekiyor.


16-) SORU: 09.07.1966 Gürcistan doğumluyum. Aynı zamanda T.C. vatandaşı da oldum. Gürcistan’daki hizmetlerimi yalnızca günden saydırdım ve borçlanma yapmadan, Türkiye’deki hizmetlerimden emekli oldum. 25 Aralık günü SGK ya gittiğimde ve ilgili servise sorduğumda bana bağlanan aylığın 803 TL. olduğu söylendi. Gürcistan’daki çalıştığım 4.721 gün aylık hesaplanmasında dikkate alınmamış. Yalnızca, Türkiye’de 2012 ve 2018 yılları arasında çalıştığım 2.155 gün üzerinden nispi maaş bağlanmış. 15 Nisan 2023 tarihinde banka hesabıma yatan emekli maaşı hala 1.044 TL. Emekli Bayram ikramiyesi ise 626 TL’dir. Buna göre en azından kıyaslama yapılırsa gerek emekli maaşının gerekse bayram ikramiyesinin düşük olduğunu ve hesaplamanın hatalı olduğunu düşünüyorum. En az 7.500 TL’den yararlanmadığım gibi, 2000 TL ikramiye de eksik ödendi. Bu konuda bilgi alabilir miyim?

CEVAP: Kanun gereğince, SGK tarafından bağlanan aylıkta yanlışlık yoktur. Yurt dışı aylık bağlanmasında Gürcistan’daki çalışmalarınız gün olarak dikkate alınmış ve kısmi aylık bağlanmıştır. Gürcistan’daki hizmetlerinizi borçlanmadığınızdan, Türkiye’deki hizmetleriniz ve kazançlarınız esas alınarak kısmi aylık bağlanmış ve toplam prim ödeme gün içerisindeki Türkiye hizmeti oranına göre, bayram ikramiyesi hesaplanmıştır. 2022 Aralık ayında 803 TL aylığınız, ocak ayında yapılan %30 zamla birlikte 1044 TL aylığınız belirlenmiştir. 7.500 TL’den yararlanmanız kanunen mümkün olmadığından, kök aylığınız üzerinden ödeme yapılmaktadır. Bayram ikramiyesi, Türkiye’deki hizmetlerinize göre oran üzerinden ödenmektedir.


17-) SORU: 2022 yılında 6 bin TL olan emekli aylığıma %30 zam yapılınca, 2023 yılı birinci altı ayda 7.600 TL’ye yükseldi. 2022 yılında 3.500 TL aylık alan bir başka emeklinin aylığı ocak ayında 5.500 TL’ye, nisan ayında ise, 7.500 TL’ye yükseltildi. Görüldüğü gibi, 2022 yılında iki emekli ayılığı arasındaki 3 bin TLolan fark, 2023 yılında 100 TL’ye kadar düşürülmüştür. Yüksekten ve fazla prim ödeyenlerin haklarını kim koruyacak? Bu adalet mi?

CEVAP: Emekli aylıkların hesaplanması ve artış sistemi, kendi içinde eşitsizliği artırdığı gibi, emekli aylıklarının giderek küçülmesi karşısında, 2019 yılından itibaren sistem dışı bir uygulama olan “En Az Aylık Ödemesi” ile emekli aylıkları arasındaki makas giderek kapatılmış ve emeklilerin %65’i yoksullukta eşitlenmiştir. Sizin gibi yüksek prim ödememiş olan emeklilere, en az aylık ödemesine yapılan artışlar yansıtılmadığından, 7.500 TL’nin üzerinde aylık alanlar kendilerini haksızlığa uğramış gibi görmektedir. Türkiye Emekliler Derneği; en az aylık ödemesine yapılan 2000 TL artışın, bütün emekli gruplarına da yapılmasını savunmuş ve yetkili makamlarla da paylaşmıştır.


18-) SORU: Ortak olduğum ve genel müdür olarak da yönettiğim şirketimden kendi adıma 4/a (SSK) statüsünden primlerimi ödemiş bulunmaktayım. İlk sigorta girişim 1995 ve kesintisiz olarak ödemiş olduğum prim ödeme günün 12 bin. EYT’den emekli olabilir miyim? Şirketimde çalışmaya devam edeceğimden, sosyal güvenlik destek primi ödemem gerekir mi?

CEVAP: Ortağı olduğunuz şirketinizden ödenen 4/a statüsündeki primleriniz, 2019/19 sayılı SGK Genelgesiyle, 4/b (BAĞ-KUR) statüsünde değerlendirilmeye alınmıştır. Yapmanız gereken, hizmet birleştirmesi yapıldığında, işveren prim paylarında eksik kalan bir ödeme bulunması durumunda, tamamlamanız gerekiyor. Hizmetlerinizin BAĞ-KUR’a göre düzenlenmesi için SGK’na dilekçe vermelisiniz. Emekli aylığını aldığınızda, şirket ortaklığınız devam ettiği sürece, sosyal güvenlik destek primi ödemeyeceksiniz.


19-) SORU: İlk sigorta girişim 15 Ocak 2002. 6500 gün prim ödemem var. SGK’dan kıdem tazminatı yazısı alabilirmiyim?

CEVAP: 2000’li yıllarda ilk defa sigortalı olanların sıkça sorduğu bir soru. 8.9.1999 öncesinde sigortalı olanlar, 3600 gün prim ödenmesine ve 15 yıl sigortalılık süresine sahip olunduğunda, SGK’dan emekli yazısı alınmakta ve işverene tebliğ edildiğinde, kıdem tazminatı ödenmektedir. 2000 sonrası dönemde 4447 sayılı Kanunla, 8.9.1999-30 Eylül 2008 döneminde ilk defa sigortalı olanların kıdem tazminatı ile ilgili SGK’dan alacağı belgede değişiklik yapılmış ve iki aşamalı koşul getirilmiştir. Birinci koşul; 25 yıl sigortalı olma ve en az 4500 gün prim ödenmesi, ikinci koşul; 7000 gün prim ödenmesi. Sizin durumunuz, 25 yıl sigortalık süresini henüz doldurmadığınızdan, SGK kıdem tazminatı yazısını vermez. Eksik kalan 500 gün primi ödediğinizde, 7000 prim gününe sahip olacağınızdan, SGK’dan kıdem tazminatı yazısını alabilirsiniz.


20-) SORU: 6059 gün üzerinden emekli aylığım bağlandı ve sekiz yıldır aylık almaktayım. SGK’dan gelen bir yazıda, primlerin bir kısmının sahte olduğu gerekçesiyle, iptal edildiğinden tarafıma borç çıkarılmıştır. Ne yapmalıyım?

CEVAP: 5510 sayılı Kanunun 96. Maddesi, fazla ve yersiz ödemelerin tespiti durumunda, 10 yıllık sürede yapılan ödemeler, faizi ile birlikte geri alınmasını düzenlemektedir. Sizin sigorta primleriyle ilgili yapılan incelmelerde, sahte sigortalılık tespit edildiğinden, aylığınızın iptal edilmesine neden olmuş ve faizi ile birlikte tarafınıza yapılan aylık ödemeleri geri istenmektedir. Yapmanız gereken tek yol var. Dava açmanız ve sigortalılığınızın sahte olmadığını ispatladığınızda, borç yazısı iptal edilir ve aylık almaya devam edersiniz. İspat edemezseniz, eksik günlerini
tamamlayarak, yeniden aylık bağlanma talebinizde bulunabilirsiniz ve size çıkarılan borç aylığınızdan kesilerek geri alınır.


21-) SORU: 2009 yılında emekli oldum ve 8900 TL aylık almaktayım. 2000 öncesinde emekli olanların aylıklarına intibak yapıldı. 2000 sonrası için intibak yapılmadığından, aylıklarımız düşük kaldı ve eşitlik sağlanamadı. İntibak ile ilgili Derneğinizin çalışmalarından bilgi alabilir miyim?

CEVAP: İntibak, Derneğimizin birinci gündem maddesidir. Emekli aylıklarının karma sisteme göre hesaplanması, 2000 öncesi dönemle kıyaslandığında, hak kayıpları dikkat çekiyor. 2000 sonrası dönemde gösterge sisteminin kaldırılmasıyla, aylıkların hesaplanmasındaki denge korunamadı. Sadece aylık bağlama oranlarını artırarak veya alt sınır aylıklarını yükselterek çözüm bulunamaz. Aylık bağlama sistemi kökten değiştirilmeli, sade, anlaşılır ve tek bir aylık hesaplama sistemi getirilmeli; 2000’li yıllarda emekli olanların aylıklarına intibak yapılarak, prim kazancı ve prim ödeme gün sayısı eşit olanların aylıklarında eşitlik sağlanmalıdır. 2000 öncesi emekli olanların intibakları 6283 sayılı Kanunla yapılmış ve benzer düzenleme 2000 sonrası emekliler için de getirilmelidir. Eşitliğin olmadığı hiçbir sistem, sürdürülemez.


22-) SORU: EYT’den emekli olmaya hak kazandım. 2022 ve 2023 yıllarında emekli olanlar arasında aylık farkı var mı? Bu konuda bilgi alabilir miyiz?

CEVAP: Her yıl sonunda ve yıl başında emekli olacakların sorduğu bir soru. 2022 yılı ile 2023 yılında bağlanan aylıklara göre değerlendirildiğinde, yapılan hesaplamada 2022 yılında emekli olmak daha avantajlıdır. 2022 yılında emekli aylıklarına yüzde 25,47 ve yüzde 42,35 zamlar uygulandığından, 2023 yılında emekli olanlara göre daha fazla aylık bağlanmaktadır.


23-) SORU: 1997-1999 döneminde 540 gün askerlik yaptım. 6698 prim ödeme günüm var. Askerlik borçlanmasını yaparsam, emekli aylığıma katkısı ne kadar olur?

CEVAP: Askerlik borçlanmasında belli kurallar ve sınırlamalar var. 506 sayılı Kanun döneminde gösterge sistemi uygulandığından, borçlanmanın yapıldığı tarihlerdeki prim kazanç tavanının üzerinde borçlanma yapılamıyor. Sizin döneminize ilişkin bir borçlanma, en fazla 563 kazanç üzerinden ödeme yapabilirsiniz. Asgari kazanç olan 333 TL’ye göre kıyaslama yapıldığında, yüksekten borçlanmanın aylığınıza katkısı sınırlı olmaktadır.


24-) SORU: 1989 yılında Almanya’ya gittim ve çalışmaya başladım. Daha sonra kesin dönüş yaptım ve 2004 tarihinden itibaren SSK’lı olarak çalışmaktayım ve 3832 günüm var. Almanya’da çalışmam başlangıç sayılır mı?

CEVAP: İki ülke arasında yapılan sosyal güvenlik sözleşmesinde özel hüküm var. Fiili çalışma bulunan sigortalıların Almanya’daki çalışmaları, borçlanma yapıldığında, sigorta başlangıcı sayılmaktadır. Fiili çalışma yoksa, başlangıç sayılmıyor. Örneğin, yurt dışında ev kadını olarak borçlanma hakkı var. Yalnız, fiili çalışma sayılmadığından, borçlanmalar ile sigorta başlangıcı sayılmıyor. Bu durumda olan ev kadını olarak borçlanmalarda, borçlanılan süre kadar geriye doğru gidilmekte ve sigorta başlangıcı belirlenmektedir. Yurt dışı borçlanmaları, 1 Ağustos 2019 tarihinden itibaren BAĞ-KUR kapsamında sayıldığından, borçlanılan süreye dikkat edilmelidir.


25-) SORU: EYT’den emekli olmam için 25 yıl sigorta süresi aranmaktadır. Şu an, 23 yıl sigortalılık sürem gözüküyor. Askere gittiğimde, sigortalı değildim. 540 gün askerlik yaptım. Borçlanma yaparsam, sigorta başlangıcım ve sigortalılık süresi değişir mi?

CEVAP: Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında, 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süreleri, 18 yaşını doldurdukları tarih olarak başlangıç kabul edilmektedir. Askere gittiğinizde, 18 yaşı tamamladığınıza göre, 540 gün askerlik süresi borçlandığınızda, 25 yıl sigortalılık sürenizin tamamlanmasına bir katkı yapmaz, 2 yıl daha beklemeniz gerekmektedir. 2 yıl sonrasında, EYT’den emekli olabilirsiniz.


26-) SORU: 7200 gün üzerinden 2021 yılında emekli oldum ve gerçek aylığım zamla birlikte 4850 TL olmasına rağmen, 5.500 TL ödenmektedir. Gerçek aylığım neden 5.500 TL’ye yükseltilmiyor?

CEVAP: Sizin durumunuz, 2000 sonrasında emekli olanların ortak sorunudur. Emekli aylıklarının hesaplanmasında, farklı kriterler dikkate alındığından, emekli aylıkları arasında eşitsizlikler giderek büyümektedir. 1 Ekim 2008 itibariyle yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun döneminde çalışma süresi uzadıkça, emekli aylıkların düşmesine çözüm getirilmelidir. Güncellenme katsayısı ve aylık bağlama oranları, emekli aylıklarındaki kayıpları artırmıştır. Yüzde 35 olan alt sınır aylık bağlama oranı, yüzde 70 olmalıdır. En az aylık ödemesi, taban aylık olarak belirlenmeli ve emekli zamları 5.500 TL’ye yükseltilmelidir.


27-) SORU: İşe giriş tarihim 08.05.1998, prim ödeme günüm 5158. EYT’den yararlanabilir miyim?

CEVAP: Sigortalıların işe giriş tarihine göre prim ödeme gün sayısı farklılaşmaktadır. EYT düzenlemesinde prim ödeme gün koşulları ile ilgili bir değişiklik yapılmadı. 4447 sayılı Kanunla yapılan kademeli prim ödeme gün koşullarına göre; işe giriş tarihi 8 Mayıs 1998 olan erkek sigortalılar 5900 gün, kadın sigortalılar 5975 gün koşulunu yerine getirdikleri tarihte, yaş koşulu aranmadan emekliliğe hak kazanmaktadır. Sizin gibi primi eksik olan sigortalılar, hiç ara vermeden primlerini tamamlayarak emekli olabilirler.


28-) SORU: Makine Kimya Endüstrisi’nde çalışıyorum. Emekliliği hak ettim. Bu sene içinde ne zaman emekli olmamı tavsiye edersiniz?

CEVAP: Yıl sonu ve yıl başında emekli olmada, her sene kıyaslama yapılmaktadır. 2022 ve 2023 yılında emekli olanlar arasında, güncellenme katsayısı ve emekli aylıklarına yapılan zamlara göre değerlendirme yapıldığında; 2022 yılında emekli olanların aylıkları, 2023 yılına göre daha avantajlı olduklarını söyleyebiliriz. 2023 yılında emekli olanlara, Ocak ayından itibaren aylıkları hesaplanmakta ve emekli zamları birinci ve ikinci altı ay olarak yansıtılmaktadır. Kıdem tazminatı tavanı, her katsayı artışında arttığından, Temmuz ayında emekli olmanız, daha yüksek kıdem tazminatı almanız bakımından tercih edebilirsiniz. Karar sizin.


29-) SORU: Sigortalı olmadan önce 1990-1991 yıllarında 540 gün askerlik hizmetim var. Sigorta başlangıcım ise, 1 Şubat 1997. En son statüm Bağ-Kur’dan 1218 gün primim var. SSK (4/a) statüsünden ise, 2990 gün prim ödemem bulunmaktadır. Askerliğimi borçlanırsam, SSK’dan emekli olmamı engeller mi?

CEVAP: Askerlik borçlanma talep tarihinde Bağ-Kur’lu olduğunuzdan, borçlanma Bağ-Kur’lu statüsünden sayılır. Borçlanmanız, SSK’dan emekli olmanıza şuan engel olmaz. Askerliğinizi 1990-1991 tarihleri arasında yaptığınızdan, ilk işe giriş tarihi olan 01.02.1997 tarihi öncesine 540 gün işlenir. Bu nedenle, SSK’dan sonra Bağ-Kur hizmeti 1260 gün olmadığından, şuan aylığı bağlayacak statü SSK. Bu nedenle, hemen bir sigortalı işe girmeniz ve prim ödenmesi durumunda, SSK’dan emekli olabilirsiniz. Sistemde işe giriş tarihi 01.02.1997 olarak gözüküyor. Askerlik ödenirse ve 1 yıl 6 ay ise işe girişiniz, bu süre kadar geriye gider. Buna göre, işe giriş tarihi 01.08.1995 olarak belirlenir. EYT Kanunu çıkınca, SSK’lı çalışmaya devam edin ve 5750 günü tamamladığınızda yaş koşulu aranmadan emekli olabilirsiniz.


30-) SORU: Memur emeklisiyim. Toplu sözleşme gereği, emekli zammının yüzde 16,5 olarak hesaplanmasına rağmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasıyla zam oranı yüzde 30 zam uygulanacak. Peki, 2023 Temmuz ayında yapılacak zam nasıl hesaplanacak ve enflasyon farkı ödenecek mi?

CEVAP: Toplu sözleşme hükmüne göre, memur ve memur emeklileri 2023 Ocak ayında yüzde 7,84 enflasyon farkı, yüzde 8 de toplu sözleşme zammı alacak. Böylece memur ve memur emeklileri toplamda yüzde 16,48 zam almaya hak kazandı. SSK ve BAĞ-KUR emeklileri ise TÜFE artışına göre yüzde 15,40 zam olarak hesaplandı. Cumhurbaşkanı kararı ile 2023 yılı birinci altı ay zammı yüzde 30 olarak belirlenmiştir. Memurların toplu sözleşmesine göre, Temmuz ayında altı aylık TÜFE artışı yüzde 8’i geçerse enflasyon farkı ile birlikte toplu sözleşme zammı ilave edilerek uygulanacak.


31-) SORU: Eşimden yüzde 75 karşılığı olarak 3250 TL aylık almaktayım. En az aylık ödemesinden ne şekilde yararlanacağım?

CEVAP: Dosya bazında emeklinin kendi aylığı en az ödemesi 5.500 TL’ye yükseltildi. Bu durumda, yüzde 75 hisse karşılığı olarak tarafınıza 4.225 TL aylık ödenecektir.


32-) SORU: Derneğinizin üyesiyim ve benim hakkım korunmamaktadır. Zam öncesi emekli aylığım 4.260 TL, yüzde 30 zamla birlikte aylığım 5.538 TL’ye yükseldi. Tarafıma yapılan seyyanen artış ise, 1.287 TL. Benden daha az kazancı ve prim ödeme günü olan tanıdığım bir emeklinin aylığı 2950 TL iken, bu emekliye 5.500 TL ödeme yapılacaktır. Yapılan seyyanen artış ise, 2.550 TL. Bu adalet mi? Benim iki katım seyyanen zam almasına yorumunuzu öğrenmek istiyorum?

CEVAP: Sizin durumunuz ve örnek gösterdiğiniz emekli arkadaşımız, sosyal güvenlik sisteminin kendi içinde adil olmadığının ispatıdır. Sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişiklikler ve farklı aylık hesaplamaları, emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikleri büyüten bir sisteme dönüşmüştür. Türkiye Emekliler Derneği, 2000 öncesi dönemde alt sınır aylık bağlama oranı yüzde 70’in yüzde 35’e düşürülmesine itiraz etmiştir. Yapılan değişiklikler, aylıkların düşmesinde ve farklılıkların artmasında temel etken olmuştur. 2002 yılında asgari ücretin yüzde 30 fazlası ödenen asgari emekli aylığının 2023 yılında, asgari ücretin yarısına yakın bir seviyede olması, özellikle de 2008 sonrasında prim ödeyerek emekli olanların aylıklarını küçülten bir sonuç ile karşılaşılmıştır. Türkiye Emekliler Derneği, intibak yapılarak, hak kaybına uğramış emeklilerin aylıkların düzeltilmesini savunmaktadır. Genel olarak ise, tek bir sistem üzerinden emekli aylıkların hesaplanmasını savunmaktayız ve Hükümete bu yönde değişiklikler yapması için çağrıda bulunmaktayız. En az aylık ödemesi, emekli aylıklarında oluşan kayıpların bir şekilde karşılanması olarak değerlendirilmektedir. En az aylık ödemesi yerine gerçekçi bir asgari emekli aylığı hesaplanmalı ve seyyanen zamlar ile birlikte refahtan pay verilmelidir.


33-) SORU: 10 Eylül 1999 tarihinde işe girişim var. Bu durumda EYT’den iki gün ile yararlanamıyorum? Bu durum, eşitliğe aykırı değil mi?

CEVAP: Sigorta mevzuatında yapılan her bir değişiklik, sigortalıların emekli aylığına hak kazanma koşullarını farklılaştırmaktadır. Hükümetler, bu durumu iyi analiz etmeden değişikliklere gittiğinden, sizin gibi milyonların geç emekli olmasına da bir çözüm getirilmelidir.


34-) SORU: 1 Nisan 2008 itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı oldum. 5400 gün prim ödedim ve 62 yaşında emekli oldum. Bağlanan aylığım 2.565 TL. Gerçek aylığım bu olmakla birlikte, 3.500 TL bankaya gönderildiği bildirildi. 2023 Ocak ayında hangi ödemeye zam yapılacağını öğrenmek istiyorum?

CEVAP: Sizin emekli aylığınız 5510 sayılı Kanuna göre hesaplanmış ve aylık bağlama oranı her bir 360 gün için yüzde 2 uygulanmıştır. Primlerin güncellenme katsayısında, yıllık TÜFE ve gelişme hızının yüzde 30+1 dikkate alınarak, ortalama prim kazancı belirlenmiştir. Emekli aylıkların hesaplanma katsayıları yetersiz kaldığından, 2008 sonrası hizmeti olanların kayıpları da büyümektedir. Hesaplanan emekli aylığı, asgari ücretin yüzde 46,6’sı kadar gerilemiştir. Bu nedenle, karma sistemi değişmeli ve emekli aylıkları “Yaşam aylığı” olarak hesaplanmalıdır.


35-) SORU: 2008 öncesinde eşimden SSK’dan aylık almaktayım. Babam ise, Tarım SSK emeklisi ve babamdan da yetim aylığı alabilirmiyim?

CEVAP: Hak sahipliği aylığının birisinin 2008 öncesi bağlandığından, babanızdan evli olmamak ve çalışmamak şartıyla yetim aylığı alabilirsiniz. Bulunduğunuz yerde SGK’na müracaat etmeniz durumunda, yetim aylığı ödenir.


36-) SORU: 2022 yılından yaşı bekleyerek emekli oldum. İşe giriş tarihim ise, 1988. EYT çıktığında, geriye doğru benim kayıplarım ve haklarım sağlanacak mı?

CEVAP: Hükümetin gündeminde olan EYT’nin ne şekilde düzenleneceği bilgisine henüz sahip olmadığımızdan dolayı, yorum yapamıyoruz. Kademeli yaş tablosundan 9 yıl gecikmeli emekli olduğunu söylüyorsunuz. Haklısınız. EYT’de yaş koşulu aranmazsa, sizin gibi yüzbinler benim hakkım teslim edilecek mi? Bu durumda, her bir sigortalı kendi açısından mağdur edildiğini savunmaktadır. Sosyal güvenlik mevzuatında böylesine değişikliklerin yapılması, eşitlik kuralını bozduğu gibi aylıkların hesaplanmasında da kayıplar ile karşılaşılmaktadır. EYT kadar, emekli aylıkların hesaplanması da en önemli sorundur. Karma emekli aylığı hesaplanması ile emekli olanlar, intibak yapılmasını beklemektedir. Sosyal güvenliğin temel ilkesi, prim kazancı ve prim ödeme gün sayıları eşit olan sigortalılara eşit aylık bağlanmasını öngörmektedir. Kanun değişikliklerinde bu ilke dikkate alınmadığından, her bir emekli aylık hesaplanmasına itiraz etmektedir. Yapılması gereken; 2000’li yıllara ait aylık hesaplamaların tek bir kriter üzerinden hesaplanması sağlamalıdır.


37-) SORU: Kendi işyerinde çalışırken, 10.12.1989 4/a sigortalısı olarak primlerimi ödedim. 10.500 gün primim var. Ne zaman emekli olurum.

CEVAP: Sosyal güvenlik mevzuatında tanınan haklarda devamlı değişiklikler yapıldığından, bir dönem önce size tanınan 4/a sigortalı olarak çalışma statünüz, 2019 yılında çıkarılan bir genelgeyle hizmetleriniz, 4/b olarak tescil edildiğinden, BAĞ-KUR’dan emekliliği hak edeceksiniz. EYT çıkar ve yaş koşulu aranmazsa, hemen emekli olabilirsiniz. Size tavsiyemiz; askere gittiğinizde sigortalı değilseniz, askerlik borçlanması yaptırarak, bir yaş daha erken emekli olabilirsiniz.


38-) SORU: Ben kadın sigortalıyım. 1997-2006 yıllarında devlet memuru olarak çalıştım. 250 gün de SSK’lı hizmetim var. Emeklilik şartlarımın ve emekli aylığımın ne şekilde hesaplanacağına ilişkin bilgi alabilir miyim?

CEVAP: Farklı Statülerde Çalışanların Emekliliği:

Sizin için emeklilik seçenekleri, prim ödeme gün sayısına göre değişmektedir. Birinci seçenek; son 3.5 yıl SSK’lı olarak prim ödenirse, 3600 gün üzerinden 58 yaşında emekli olabilirsiniz. İkinci seçenek ise; çalışarak prim ödeme gün sayınızı 5900 güne tamamlarsanız, 53 yaşında emekliliği hak edersiniz. Memur döneminde ödenen prim kesintileri, hizmet birleştirerek emekli aylığının hesaplanmasında değerlendirilir. Memur döneminde yapılan prim kesenekleri, SSK kapsamında bağlanacak emekli aylığını da etkiler. Prim kazançları yüksekten ödenirse, emekli aylığına katkısı da aynı paralel de olur. Asgari ücretten ödenen prim kazançlarına göre bağlanan emekli aylıkları düşük kalmaktadır. Karma emekli aylığı hesaplama sistemi, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aylıklarında kayıplara neden olmaktadır.


39-) SORU: 2022 Nisan ayında emekli oldum. Tarafıma bağlanan aylık 4.289 TL. Bu durumda, 2022 yılı birinci altı ayda yapılan zammı aldım mı? Ne yapmalıyım, SGK’a dilekçe vermem gerekir mi?

CEVAP: Yıl İçinde Emekli Olanlara, Ocak ve Temmuz Zamları Uygulanır:

Yıl içerisinde emekli olanların aylıklarına birinci ve ikinci altı ayda emekli aylıklarına yapılan artışlar yansıtılarak hesaplama yapılmaktadır. Sizin 2021 yılı emekli aylığınız hesaplandıktan sonra, 2022 yılı emekli zamları da yansıtılmaktadır. 2022 Nisan ayında emekli olduğunuz için birinci altı ayda emekli aylıklarına yapılan yüzde 25,47 zam, sizin aylığınıza da yansıtılmıştır.

SGK’na dilekçe vermenize gerek yoktur.


40-) SORU: Türkiye’de işe giriş başlangıcım 19 Nisan 1997 ve toplamda 5800 gün SSK hizmetim var. Sigortalığım sona erdikten sonra yurt dışında çalışıyorum. Emekli olmam için yurt dışı borçlanmam gerekir mi? Bu konuda bilgi alabilir miyim?

CEVAP: Yurt Dışı Borçlanmada Bilinmesi Gerekenler:

Bu konuda genel bilgi şu şekildedir. İşe giriş tarihi esas alındığında, kadın sigortalılar 5900 gün prim ödeme ve 53 yaş; erkek sigortalılar 5825 gün prim ödeme ve 56 yaş koşulu aranmaktadır. Eksik kalan günlerinizi yurt dışı borçlanmanız durumunda, emekli hakkınızı elde edebilirsiniz. Burada bir risk var. Sınırlı gün de olsa, borçlanma yaparak emekli olduğunuzda, emekli aylığı alırken yurt dışında çalışırsanız, emekli aylığı kesilir. Bu nedenle, eksik kalan günlerinizi isteğe bağlı ödemeniz için bir ay izinli geldiğinizde, nüfustan ikametgâhınızı Türkiye’ye de yaptırın ve bir ay isteğe bağlı prim ödemeniz durumunda, Türkiye hizmetleriniz ile emekli olacaksınız ve yurt dışında çalışmanız durumunda da emekli aylığınız kesilmez.


41-) SORU: 3.200 TL aylığım bordroda gözüküyor. Tarafıma 3.500 TL ödeniyor. Ocak ayında hangi ödemeye zam yapılacak?

CEVAP: En Az Aylık Ödemesi Yetersiz Kaldı:

Sizin gerçek aylığına 3.200 TL’ye zam yapılacak ve 3.500 TL’den fazla olması durumunda, gerçek aylığınızı alacaksınız. 3.500 TL’nin altında kalan emeklilere ise 3.500 TL ödenecektir. Burada esas olan gerçekçi bir alt sınır emekli aylığı belirlenmeli ve emeklilerimize destek olunmalıdır. SSK ve BAĞ-KUR emeklileri, mevcut aylık hesaplama sisteminin mağduru olduğundan, alım gücü azalan emeklilerimizin aylıklarında iyileştirmeler yapılmalıdır.


42-) SORU: İlk sigortalılığım 1998 ve SSK’lı olarak 38 gün prim ödemem vardır. 2000 sonrasında 2560 gün prim ödemesi olan bir BAĞ-KUR sigortalısıyım. Trafik kazasında boynumdan yaşadığım hastalık nedeniyle, engelli aylığı alabilir miyim?

CEVAP: BAĞ-KUR sigortalıların engelli aylığına hak kazanma koşulları, SSK sigortalılarına göre daha fazla prim ödemesini öngörmektedir. Engelli aylığı yerine, 1260 gün (3,5 yıl) sigortalı çalışmanız durumunda kadın sigortalılar 58 yaşında, erkek sigortalılar 60 yaşında emekli olabilmektedir. Sigortalı olarak bir işyerinde fiili çalışmanızı önerebilirim.


43-) SORU: İlk sigortalı işe girişim 1998 tarihidir. Yurt dışına gitmeden önce 39 ay devlet memuru olarak çalıştım. Memuriyetten ayrıldıktan sonra 38 ay işçi statüsünde çalıştım. Toplamda 2.340 gün primim bulunmaktadır. İki çocuk borçlanma hakkım var. Emeklilik için önerinizi alabilir miyim?

CEVAP: Yurt dışı borçlanması, BAĞ-KUR olarak yapıldığından sizin için cazip gözükmüyor. Bu nedenle, Türkiye’deki sigortalı hizmetleriniz üzerinden emekli olabilirsiniz. Primlerinizi 5975 güne tamamlama hakkınız olsaydı, 55 yaşında emekli olabilirdiniz. Bu durumda, 8.9.1999 öncesi sigortanız olduğundan, doğum borçlanması ile 3600 gün ve 58 yaşında emekli olabilirsiniz. Türkiye’deki sigortalarından emekli olduğunuz için yurt dışında çalışmanız durumunda da, emekli aylığınız ödenmeye devam edilecektir.


44-) SORU: Samsunda yaşayan 2014 tarihinde emekli olan bir vatandaşım. Defalarca bu konuyu Cimer’e yazdım fakat doyurucu bir cevap alamadım. Sizlere yazıyorum böyle sorunları gerekli yerlerde iletmeniz adına. 2014 yılında emekli olduğumda, asgari ücret 864 TL idi, devlet bana 1748 TL emekli maaşı bağladı. Asgari ücretin tam 2 katı. 2022 yılında asgari ücret 5500 TL, benim emekli maşım 7600 TL’de kaldı. Bu gün olması gereken benim aylığım 11000 TL. Ben maaşımın farkını Cimer’e yazdım ve aylığımı kim çaldı? Bizlerde bu ülkede yaşıyoruz ve enflasyonu hissediyoruz. Çalışırken bizlerden kesilen SSK primi yüksek olduğundan, maaşımızın da yüksek olması çok doğal. Bize yapılan adaletsizliğe itiraz ediyorum. İsterim ki, tüm asgari ücretliler yüksek aylık alsın ama benden kesinti yaparken asgari ücretten kesilenden çok daha fazla oluyordu. Biz emekliler birlik olmadıkça bu sorunları her zaman yaşayacağız.

CEVAP: Sizin sorunuz, emeklilerimizin ortak talebidir. Asıl sorun, emekli aylıkların hesaplanmasında yapılan değişiklerdir. Aylık bağlama oranları düşürüldüğünden, emekli aylıklarındaki kayıplar artmıştır. 2008 sonrasında emekli olanların kayıpları büyümüş, asgari ücret üzerinden her bir emeklimiz de kıyaslama yapmakta ve haksızlığa uğradığını söylemektedir. Örneğin, 2000 yılı başında asgari emekli aylığı, asgari ücretin üzerinde ödenirken, 2022 yılında asgari ücretin yüzde 58’ine karşılık gelmektedir. 2000 sonrasında bağlanan emekli aylıkları giderek küçülmüş, TÜFE artışlarına göre emekli aylıklarına yapılan zamlar yetersiz kalmıştır. Örneğin, 2022 yılında asgari ücrete birinci altı ayda yüzde 50, ikinci altı ayda yüzde 30 zam yapılmıştır. Emekli aylıklarına ise, 2022 yılı birinci altı ayda yüzde 25,47; ikinci altı ayda yüzde 42,35 zam yapılmıştır. Bu örnek bile, emekli aylıklarına yapılan artışların hiçbir koruyucu özelliği kalmadığını göstermektedir. Sizin de belirtiğiniz gibi, emekliler birlik olmadıkça ve örgütlenmedikçe, bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz. Bu nedenle, her bir emekli derneğimize üye olmalı ve güçlerini birleştirmelidir.


45-) SORU: Kök aylığım 6350 TL, ödemem ise 7.500 TL, kök aylığı iyileştirecek bir çözüm getirilmesi için ne yapılmalı? Prim farkı dikkate alınmadan, emeklilerin yarısından fazlasına 7.500 TL ödenmesi, doğru bir politika mı?

CEVAP: 2000 öncesi dönemde uygulanan 506 Sosyal Sigortalar Kanunu’nda asgari emekli aylığı yüzde 70 aylık bağlama oranına göre hesaplanıyordu. Ödenen prim kazançlarına göre derecesi ve kademesi olan gösterge sistemi esas alınarak, emekli aylıkları hesaplanıyordu. Gösterge sistemi, 4447 sayılı Kanunla kaldırılmış ve 2000 sonrası dönem için ödenen prim kazançlarının güncellenmesi ve farklı aylık bağlama oranları ile aylıkların hesaplaması yoluna gidilmiştir. 2000 sonrası dönem için asgari aylık bağlama oranı yüzde 70’den yüzde 35’e düşürülünce, kök aylıklar yetersiz kalmış ve emekliler en zor dönemi yaşamaktadır. Sistem eşitliği korunamadığından, özellikle prim kazançları asgari ücret üzerinden ödenen sigortalıların kök aylıkları yetersiz kalmış, gerçekçi bir çözüm getirilememiştir. Türkiye Emekliler Derneği, hak kaybına uğrayan emeklilerimizin aylıklarının intibak kurallarına göre yeniden hesaplanmasını savunmaktadır.


46-) SORU: Yabancı uyruklu olarak çalışmaktayım. Türk vatandaşı olmadığım için borçlanma hakkım var mı? Türkiye’deki çalışmalarım ile tarafıma aylık bağlanır mı?

CEVAP: Türk vatandaşı olmadığınız için borçlanma hakkınız bulunmamaktadır. Türkiye’deki çalışmalarınıza göre emekli aylığa hak kazanmanız için, prim ödeme gün sayısı, sigortalılık süresi ve yaş koşullarını yerine getirmeniz gerekir. Yurt dışı hizmetlerinizi getirerek borçlanma yapılmadan yalnızca prim gün sayınıza ilave ettirme hakkınız var. Emekli aylığınız, yalnızca Türkiye’deki kazançlarınıza göre bağlanır.


47-) SORU: Üç ayrı sigortadan primlerin ödenmiştir. 1998 yılında 4/a sigortalısıyım. 2000-2006 yıllarında banka sigortalısı oldum. 2007 yılından itibaren 4/a sigortalısı oldum. En son prim kazancım ise, kendi işyerimden 900 gün Bağ-Kur prim ödememen var. EYT den aylık alabilir miyim?

CEVAP: Prim ödeme gün sayınızda sorun yoktur. EYT den emekliliği hak ediyorsunuz. Emekli olmanız için banka sandığı hizmetinizin ay ay SGK’na bildirilmesi gerekir. İkinci, Bağ-Kur borcunuzun olmamalıdır. Son yedi yıldaki sigorta statünüz, 4/a sigortası gözüküyor. Bu şartların yerine getirilmesi durumunda, emekliliği hak ediyorsunuz.


48-) SORU: Emekliliği hak eden birisiyim. Yalnız, bu sene mi, yoksa 2024 yılında emekli olmam konusunda bir bilgi alabilir miyim?

CEVAP: Her yıl sonunda bu sorular ile sigortalıların kafası karışmaktadır. Yıl sonu enflasyon yüzde 65 ve üzeri olması durumunda, 2024 yılında emekli olmanın daha avantajlı olacağını söyleyebilirim. Emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan ve her yılın aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı (TÜFE), 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,28, bir önceki yılın aynı ayına göre (12 aylık) yüzde 61,98 olarak hesaplandı. Bu konuda, net bir fikir vermemiz için aralık ayı tüfe artışını bilmemiz gerekiyor.


49-) SORU: Kök aylığım 6350 TL, ödemem ise 7.500 TL, kök aylığı iyileştirecek bir çözüm getirilmesi için ne yapılmalı? Prim farkı dikkate alınmadan, emeklilerin yarısından fazlasına 7.500 TL ödenmesi, doğru bir politika mı?
CEVAP: 2000 öncesi dönemde uygulanan 506 Sosyal Sigortalar Kanunu’nda asgari emekli aylığı yüzde 70 aylık bağlama oranına göre hesaplanıyordu. Ödenen prim kazançlarına göre derecesi ve kademesi olan gösterge sistemi esas alınarak, emekli aylıkları hesaplanıyordu. Gösterge sistemi, 4447 sayılı Kanunla kaldırılmış ve 2000 sonrası dönem için ödenen prim kazançlarının güncellenmesi ve farklı aylık bağlama oranları ile aylıkların hesaplaması yoluna gidilmiştir. 2000 sonrası dönem için asgari aylık bağlama oranı yüzde 70’den yüzde 35’e düşürülünce, kök aylıklar yetersiz kalmış ve emekliler en zor dönemi yaşamaktadır. Sistem eşitliği korunamadığından, özellikle prim kazançları asgari ücret üzerinden ödenen sigortalıların kök aylıkları yetersiz kalmış, gerçekçi bir çözüm getirilememiştir. Türkiye Emekliler Derneği, hak kaybına uğrayan emeklilerimizin aylıklarının intibak kurallarına göre yeniden hesaplanmasını savunmaktadır.


50-) SORU: Yabancı uyruklu olarak çalışmaktayım. Türk vatandaşı olmadığım için borçlanma hakkım var mı? Türkiye’deki çalışmalarım ile tarafıma aylık bağlanır mı?
CEVAP: Türk vatandaşı olmadığınız için borçlanma hakkınız bulunmamaktadır. Türkiye’deki çalışmalarınıza göre emekli aylığa hak kazanmanız için, prim ödeme gün sayısı, sigortalılık süresi ve yaş koşullarını yerine getirmeniz gerekir. Yurt dışı hizmetlerinizi getirerek borçlanma yapılmadan yalnızca prim gün sayınıza ilave ettirme hakkınız var. Emekli aylığınız, yalnızca Türkiye’deki kazançlarınıza göre bağlanır.


51-) SORU: Üç ayrı sigortadan primlerin ödenmiştir. 1998 yılında 4/a sigortalısıyım. 2000-2006 yıllarında banka sigortalısı oldum. 2007 yılından itibaren 4/a sigortalısı oldum. En son prim kazancım ise, kendi işyerimden 900 gün Bağ-Kur prim ödememen var. EYT den aylık alabilir miyim?
CEVAP: Prim ödeme gün sayınızda sorun yoktur. EYT den emekliliği hak ediyorsunuz. Emekli olmanız için banka sandığı hizmetinizin ay ay SGK’na bildirilmesi gerekir. İkinci, Bağ-Kur borcunuzun olmamalıdır. Son yedi yıldaki sigorta statünüz, 4/a sigortası gözüküyor. Bu şartların yerine getirilmesi durumunda, emekliliği hak ediyorsunuz.


52-) SORU: Emekliliği hak eden birisiyim. Yalnız, bu sene mi, yoksa 2024 yılında emekli olmam konusunda bir bilgi alabilir miyim?
CEVAP: Her yıl sonunda bu sorular ile sigortalıların kafası karışmaktadır. Yıl sonu enflasyon yüzde 65 ve üzeri olması durumunda, 2024 yılında emekli olmanın daha avantajlı olacağını söyleyebilirim. Emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan ve her yılın aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı (TÜFE), 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,28, bir önceki yılın aynı ayına göre (12 aylık) yüzde 61,98 olarak hesaplandı. Bu konuda, net bir fikir vermemiz için aralık ayı tüfe artışını bilmemiz gerekiyor.


53-) SORU: Kök aylığım 8350 TL ve tarafıma 12.500 TL ödeniyor. Bu aylıkla geçinmek mümkün mü? Türkiye Emekliler Derneği’nin bir çalışması ve düzeltilmeye ilişkin bir önerisi var mı?
CEVAP: Türkiye Emekliler Derneği’nin yapmış olduğu çalışmalarda, emekli aylığı hesaplama sisteminin iflas ettiği görülmektedir. Bu konudaki taleplerimizi kendi yayın organımız olan TÜED Bülteninde çözüm önerileri le birlikte paylaşıyoruz. Hükümetle yapılan görüşmelerde de, aylık hesaplama sisteminin değiştirilmesini gerekçeleriyle anlatıyoruz. Sürdürülebilir güvenlik yaklaşımı, emekli aylıklarını düşüren bir yapıya dönüştürmüştür. Uzun yıllar prim ödeyen ve vergi veren emeklilerin her eserde emeği olmasına rağmen, asgari ücretin altında kalan en az aylık ödemesi sorunu çözmediği gibi, çözüm yollarını da zorlaştırıyor. Her bir emeklimize insanca yaşamaya yetecek bir aylığın ödenmesi, sosyal güvenlik sisteminin bir güvencesi olarak görülmelidir.


54-) SORU: Emekliler çalıştıkları dönemlerde en yüksek oranda genel sağlık sigortası primi ödemesine rağmen, emeklilerden katkı payının alınması haksız bir ödeme değil mi? Belli bir yaşa gelen biz emekliler, sağlık sorunu da yaşıyoruz ve sık sık hastaneye de gitmek zorundayız. Emekliler için özel sağlık kuruluşları paralı bir sisteme dönüşmesi nedeniyle, devlet hastanelerinde aşırı yığılmalar nedeniyle randevu almada zorluklar yaşıyoruz? Özel hastaneler, devlet hastanelerini işlevsiz bırakmış ve uzman doktora ulaşmak zorlaşmıştır. Sağlığın parasız ve katkı payı alınmadan verilmesi için neler yapılabilir?
CEVAP: Anayasamıza göre sağlık kamu hizmetidir. Uygulanan ekonomik programlar, sağlığı kamu hizmeti olmaktan giderek uzaklaştırıyor. Geçmişte devlet hastaneleri, çok değerli hizmetler vermekteydi. Devlet hastanelerin çoğunun kapatılması, en büyük israf olmuş ve yerine kurulan şehir hastaneleri doğru bir seçenek olmamıştır. Şehir hastanelerinde uzman doktora ulaşmak giderek zorlaşmış ve böylesine devasa sağlık kuruluşları, aynı zamanda hasta garantili ticari bir işletmeye dönüşmüştür. Hükümetler, sağlık sistemini kendi ölçülerine göre değil, toplumun beklentilerine göre yürütmelidir. Şehir hastaneleri iyi bir örnek olmadığı için İngiltere’de kapatılmıştır. Genel bütçe üzerinde büyük yük oluşturan şehir hastaneleri yalnızca devlet eliyle yönetilmeli ve ticari bir işletme olarak görülmemelidir. Özel hastaneler, parası olanlara hizmet veren bir ticari kuruluşlardır. Devletin katsısı yanında katkı payları da çok yüksek belirlenmiştir. Özel sağlık kuruluşları, ilave ücret adı altında çok büyük paralar almaktadır. Bir emeklinin özel hastaneye gitme şansı çok sınırlıdır. Bu nedenle, kamu ve özel ayrımı olmadan emeklilerden sağlık hizmeti alınırken, katkı payları alınmamalıdır.


55-) SORU: Kamu ve özel kesim işyerlerinde çalışan sigortalıları tedirgin eden emekli aylığı başvurusu konusunda bilgi alabilir miyiz?
CEVAP: Her yıl gündemde olan bir konudur. Kamu işyerlerinde aylık talebinde bulunurken, 14 Ocak dikkate alınmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, aylıkların ödeme günlerinden çok kamu işyerleri olup olmadığına bakılmasıdır. Aylık ödemeleri bazı kamu işyerlerinde aybaşında ödenirken, çoğunlukta ayın 15’nde ödenmektedir. Aylık ödemesinin emeklilik müracaatına bir etkisi yoktur. Yalnızca kamu işyeri olması esastır. Özelleştirilmeyen bazı kamu işyerleri kurulan şirketler tarafından hizmet almaktadır. Bu şirketlerin kamu payının yüzde 50’nin altında kalması durumunda, bu işyerleri özel işyerleri gibi değerlendirilmekte ve aylık başvuruları yılın sonunda yapmaları gerekmektedir. Kamu işyerlerinde Ocak ayının 14’üne kadar aylık başvuruları, Aralık ayı olarak değerlendirilmektedir. 2024 yılı için kamu işyerlerinde emekli olacaklar, iki açıdan avantajlı olacaktır. Birincisi, 2024 yılı koşullarına göre aylıkları hesaplanacak. İkincisi, kıdem tazminatını 2025 Ocak ayı artışına göre alabilecektir.


56-) SORU: 2005 yılında 4/c memur olarak kamu hastanesinde uzman doktor olarak görev yaptım ve 2015 yılında istifa ettim. 2015 sonrasında yurt dışında özel bir hastanede çalışmaktayım. Hizmetlerimi borçlanmadan emekli olma imkanım var mı?
CEVAP: 09.09.1999-30.04.2008 döneminde işe giren devlet memurlarında kadın ve erkek sigortalı ayrımı yapılmadan, 25 yıl hizmet aranıyor. 10 yıl hizmetiniz Emekli Sandığı kapsamında bulunuyor. 15 yıl yurt dışında çalışmanız durumunda emekli olmanız için iki seçenek var. Birinci seçenek; sözleşmeli ülkelerde çalışıyorsanız, borçlanma yapmadan hizmetlerinizi getirerek aylık bağlanabilir. Bugün için örnek vermek gerekirse, 25 yıl çalışan memura 30 bin lira aylık bağlanıyor. Size ise, 10 yılın karşılığı olan 12 bin lira aylık ödenir. Sözleşmesiz ülkelerde çalışanlara ise, hizmetlerini borçlanmadan aylık bağlanmıyor. Böylesine bir ayrım bulunuyor.


57-) SORU: Emekli Sandığında 10 yıl hizmetim var. 3600 gün üzerinden aylık alabilir miyim?
CEVAP: Emekli Sandığı mevzuatında yaştan aylık bağlanmasında doğum tarihi esas alınmaktadır. 1950 tarihine kadar doğumlu olan iştirakçilerin yaştan emekli olmasında 10 yıl hizmet aranırken, 1950 sonrası doğumlu olan Emekli Sandığı iştirakçilerinden 15 yıl hizmet aranmaktadır.


58-) SORU: 5 yıl önce malulen emekli olmaya hak kazanmama rağmen, Bağ-Kurlu bir işyerim olduğundan aylık almadın ve iptal ettirdim. 2024 yılında ise, 4/a sigortalı oldum ve vergi indiriminden yararlandığım için engelli raporu ile aylık talebinde bulunmama rağmen, 15 Ocak 2025 itibariyle yürürlüğe giren 7538 sayılı kanun gereğince, söz konusu raporum geçersiz sayıldı. Yeniden hastaneye sevk yaptırdım ve verilen raporda çalışma gücü kaybım olmadığına karar verildi. 5 yıl önce yüzde 70 olan maluliyet raporumun değiştiği ve yüzde 40 çalışma gücünü yitirmediğimden tarafıma engelli aylığı bağlanmıyor. Nasıl bir yol izlemeliyim?
CEVAP: 7538 sayılı Kanun çıkmadan önce en az yüzde 40 engelli raporu olanlara aylık bağlanmaktaydı. 15 Ocak 2025 sonrasında engelli raporu süreci tamamlanmamış olanların vergi indiriminden yararlanarak rapor alma süreçleri geçersiz sayılmış ve SGK tarafından bu kapsamda olan sigortalılar yeniden hastaneye sevk edilmeye başlanmış ve çalışma gücünde yüzde 40 kayıp olmayan sigortalılara aylık bağlanmamaktadır. Dava açma yoluna da gidebilirsiniz. Yeniden hastaneye sevk de yaptırarak son durumunuzu öğrenebilirsiniz.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir