TİEC 3. OLAĞAN GENEL KURULU ANKARA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ – 3
Türkiye İşçi Emeklileri Cemiyeti Genel Merkez Yönetim Kurulu’nun; 22/23 Kasım 1976 tarihinde yapılan 3. Olağan Genel Kurulu’na Sunulan Faaliyet Raporu kürsüden okunmaya devam edilir:
BÜRO ÇALIŞMALARIMIZIN DİĞER YÖNLERİ:
Yine 2 yıllık devre içerisinde, yönetim kurulumuz daimi olarak görev başında bulunmakla beraber önemli konularla ilgili olarak 70 oturum yapmış ve değişik konular üzerinde kararlar almıştır. Bu kararların yerine getirilmesi için merkezimiz, bir devlet dairesi intizamı içerisinde çalışmaya dikkat etmiş ve gayret harcamıştır. Bu cümleden olarak şubelerimizden gelen her yazı mutlaka ve en kısa zaman içerisinde cevaplandırılmış ve önemli faaliyetleri ihtiva eden 36 genelge yayınlanmıştır.
BAŞKANLAR KURULU TOPLANTILARIMIZ:
Başkanlar Kurulu toplantılarımız bu devre içerisinde ve muhtelif tarihlerde olmak üzere 6 defa yapılmıştır. Başkanlar kurulu toplantılarında başkan veya temsilci bulunan arkadaşlarımızın kıymetli fikirlerini almak ve tavsiyelerine başvurmak, bizim dikkatimizden kaçan fakat onların bizzat müşahede ettiği konuların dile getirilmesini ve merkezimize intikalini temin etmek ve merkezce yapılması düşünülen hususların sayın başkanlara iletilmesi ve neticede bu fikir alışverişinin ışığı altında olayların değerlendirmesini yaparak, takip edilmesi gereken faaliyetin yönlerini tespit etmek gibi düşünceler hakim bulunmaktadır. Ayrıca genel merkez yöneticileri olarak başkanlar kurulu toplantılarından hız ve cesaret aldığımızı, kendimizi daha emniyette hissettiğimizi burada anmak isterim.
CEMİYETİMİZDE TOPLUM HİZMETİNİN BAŞLANGICI:
Kongrelerimizde ve başkanlar kurulu toplantılarımızda zaman zaman ifade ettiğimiz gibi Türkiye İşçi Emeklileri Cemiyeti’nin temeli, Askeri İş Yerleri ve MKE Kurumu Emeklileri Cemiyeti’nin kurulduğu 5 Ağustos 1965 tarihine dayanmaktadır. O günden bu yana çıkarılan kanunlarda cemiyetimizin katkısı olmuştur. Emekli maaşları bağlanırken, prim ödenen son 7 yılın en yüksek prim ödenen 5 yılının ortalamasının maaşa esas olması tatbik edilirken; 13 Temmuz 1967 tarihinde çıkarılan 899 sayılı kanunla son 5 yılın en çok prim ödenen 3 yılının ortalaması maaş olarak bağlanmaya başlanmıştır. O günün şartlarına göre uygun görülen bu sistem, şimdi içinde bulunduğumuz günler için tatminkâr değildir. Emeklilere maaş bağlanırken, son ücret üzerinden hesaplama yapılması gereklidir.
Memur emeklilerinin kız çocukları evlenme ve boşanma hallerinde anne ve babalarından intikal eden yetim maaşına müstehak görülmesine rağmen işçi emeklilerinde böyle bir husus yürürlükte değildi. Bu konuda yetkili ve görevlilerin dikkati çekilerek; 1753 sayılı kanunun çıkarılması için çaba sarfedilmiş, işçi emeklilerinin kız çocuklarına da kocalarının ölümü ve boşanmaları hallerinde maaş bağlanma keyfiyeti halledilmiştir.
1912 sayılı kanunun, 1 Temmuz 1975 tarihinde çıkarılarak yürürlüğünün 1 Temmuz 1974 tarihinden başlaması için yapılan çalışmaların büyük gayretler sarfedilerek uzun zaman içerisinde halledildiğini bütün arkadaşlarımız hatırlayacaklarıdır. Zira, bu işin mücadelesi bütün teşkilatımızın şube başkanları, yönetim kurulları ve hatta bütün üyelerinin birlikte hareket ederek mücadele derecesine varan bir faaliyetin neticesi olmuştur. Bu çalışmalar ve müracaatlarda işçi emeklisi, daima büyük bir vakarla hareket etmesini, konusunu sokağa dökmeden emeklinin isim ve sıfatına yakışır şekilde olgun ve onurlu hareket etmesini bilmiştir. Yeri gelmiş, sabırlı ve insaflı hareket ederek kanaatkar bir insan grubu olduğunu ispat etmiştir.
Memleket şartlarını, mali imkanlarını düşünme olgunluğuna ulaşan emekli arkadaşlarımızın bu tutum ve davranışları, olumlu hareketleri, SSK yetkililerinden başlayıp; Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve büyük millet meclisi üyelerine kadar her kademedeki yöneticinin dikkatini çekmiş ve takdirini kazanmış olmasıyla, konularımıza gerçekten hassasiyetle eğilinmesi neticesini vermiştir. Bu karşılıklı anlayış içerisinde çıkarılan 1912 sayılı kanunla emeklilere gerçekten tahminkar sayılacak haklar verilmiştir. Bunların hepsini sayıp dökmeyeceğiz, çünkü tarafınızdan bilinmektedir. Yalnız çok mühim bulduğumuz birkaç maddeye temas etmekte fayda görüyoruz.
Emekli maaşlarının 2 yılda bir, günün ekonomik şartlarına ve bakanlar kurulu kararıyla ayarlanarak, emeklimizin mali yönden refaha kavuşturulması kolaylaştırılmıştır. Diğer taraftan, emeklilerin eş ve çocuklarının da SSK sağlık tesislerinden faydalandırılması büyük önem taşıyan bir aşama olarak kabul edilmelidir. Ayrıca; AS.FB.Tekaüt Sandığı ve Devlet Demir Yolları Emekli Sandığından gelir almakta olup, 6 aylık mahkumiyete düçar olan kader kurbanlarının kesilen aylıkları da bu kanunla kendilerine tekrar bağlanmış olması büyük bir adaletsizliği ortadan kaldırmıştır.
SİYASİ PARTİLERLE OLAN MÜNASEBETLERİMİZ:
Cemiyet teşkilatımız içerisinde, aşırı partizanlık hareketlerinin doğmamasına azami gayret gösterilmektedir. Anayasamız hükümlerine göre; siyasi partilerimiz demokratik hayatımızın vazgeçilmez unsurları olarak tarif edildiklerinden, bu prensibe uygun hareket de bizim şiarımız olmaktadır. Siyasi partilerin hepsi ile hiçbir fark gözetmeksizin daima iyi ve dostane münasebetler kurmak ve devamını arzulamaktayız. Çıkarılan kanunlarda, gerçekten her parti bizim konumuza hakkıyla eğilmiş, muhalefeti ve iktidarı ile bizim konularımızın halli yolunda birlikte hareket etmişlerdir. Diğer konularda, iktidar muhalefet çekişmesini emeklilerin konularına sokmamışlardır. Bu olumlu hareket tarzından duyduğumuz memnuniyeti bir kere daha dile getirmeyi ve bütün siyasi parti yöneticileri ile sayın milletvekillerine hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin teşekkürü bir borç biliriz.
(Devamı: TİEC 3. OLAĞAN GENEL KURULU ANKARA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ – 4)



