

2000’li yıllarda karma sisteme göre emekli aylıkların hesaplanmasında dikkate alınan güncellenme katsayısı ve aylık bağlama oranlarında yapılan değişiklikler, emekli aylıklarında kayıplara neden olmuştur. 2000 öncesi dönemde uygulanan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda yüzde 70 olan asgari aylık bağlama oranı yüzde 35’e düşürülmüş, 4447 ve 5510 sayılı Kanunlarla getirilen aylık hesaplama sistemleri, emekli aylıklarını giderek küçültmüş; asgari ücret üzerinden prim ödeyen sigortalılara bağlanan aylıklar; 2.500-3.500 TL arasında değişmektedir. Emekli aylıklarında yaşanan kayıplar karşısında, 2019 yılından itibaren en az aylık ödemesinin getirilmesi, sorunları çözmeye yetmemiştir. Örneğin, 2014 asgari ücretin üzerinde aylık alan bir emekli, Derneğimize gönderdiği mailde, emekli aylığının 2022 yılında asgari ücretin yüzde 55’ine de kadar gerilemesi, emekli aylıklarına yapılan zamların da yetersiz kaldığını göstermektedir.
Emekli aylıkları, sosyal yardım olarak tanımlanmaktadır. Sosyal güvenliğin yoksulluğu önleme gibi görevi olmasına rağmen, emekliler “Muhtaç” duruma geldiler. 2022 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın duyurusu gereğince, emekli aylığı alanlardan, ailede kişi başına düşen gelir, asgari ücretin üçte birinden az olması durumunda, Sosyal Yardım ve Dayanışma Vakıflarına başvurabilmektedir.
Sosyal güvenlik, refahı sağlayan en temel hak olmasına rağmen, emekli aylığının böylesine değersiz kalmasına ülkeyi yönetenler ve yönetmeye talip olanlar, bu gerçeği görmeli ve yaşlılık döneminin en büyük güvencesi olan emeklilik hukuku korumalı ve geliştirmelidir. İnsanca yaşamaya yetecek emekli aylığının ödenmesi, sosyal devletin ve sosyal güvenliğin bir normu olarak görülmelidir.
+1
+1
+1



