EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI
Haberler

EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI (GERÇEKTE) 15.500 TL OLDU?

– OCAK TÜFE VE DOLAYLI VERGİLERİ DÜŞÜNCE, ALIM GÜCÜ BU OLDU…

– YANİ, AÇLIK SINIRININ YARISINA DÜŞTÜ…
– EK ÖDEME ORANI YÜZDE 4-5’DEN, YÜZDE 10’A YÜKSELTİLMELİ…

 

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED), enflasyon, dolaylı vergiler ve diğer kesintileri kapsayan bir hesaplama yaptı. Buna göre; “Ocak 2026 itibarıyla en düşük emekli aylığı 20.000 TL olarak uygulandıktan sonra, Ocak ayı TÜFE oranı (%4,84) nedeniyle oluşan 968 TL’lik doğrudan alım gücü kaybını (fiyat artışı etkisi) zaten hesaplamıştık” denildi.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Bu kayıp, emeklinin elindeki paranın reel değerindeki düşüşü gösterir ve yaklaşık olarak maaşın alım gücü 19.032 TL seviyesine iner. Buna ek olarak dolaylı vergiler (KDV, ÖTV vb.) ve köprü/otoyol geçiş ücretleri gibi unsurların harcamalar sırasında yarattığı ekstra yük dikkate alınarak gerçek alım gücü ne kadar daha düşer?
Bu, emeklinin maaşının ne kadarının fiilen “vergiye” veya “ücretlere” gittiği ve kalan kısmın ne kadar mal/hizmet alabildiği anlamına gelir. Dolaylı Vergi Yükü (KDV + ÖTV vb.) Türkiye’de vergi sisteminde dolaylı vergiler (özellikle KDV ve ÖTV) bütçe gelirlerinin yaklaşık %60-65’ini oluşturur. Emeklilerin (ve düşük gelirli hanelerin) tüketim harcamaları büyük ölçüde temel ihtiyaçlara (gıda, konut, enerji, ulaşım) yöneldiği için:

• TÜİK Hanehalkı Tüketim Harcamaları verilerine göre emekli ağırlıklı düşük gelir gruplarında gıda + konut + ulaştırma gibi kalemler harcamaların %60-70’ini kapsar.
• Bu kalemlerde etkili ortalama dolaylı vergi yükü (KDV %1-%18 arası + yüksek ÖTV’li ürünler) akademik çalışmalar ve analizlere göre düşük gelirli hanelerde harcamaların %15-25 civarında dolaylı vergi olarak devlete gider (etkin oran, harcama sepetine göre değişir; genel olarak hanehalkı ortalaması %20-22 bandındadır, düşük gelirde daha yüksek hissedilir, çünkü zorunlu harcamalar için vergiden kaçınılamaz).
Emekliler için pratik tahmin şöyledir:
Harcanan her 100 TL’nin yaklaşık 18-22 TL’si dolaylı vergi olarak ödenir.

 

Köprü ve Otoyol Geçiş Ücretleri Etkisi

2026’da köprü/otoyol ücretleri yeniden değerleme oranı (%25,49) sonrası önemli ölçüde arttı (örneğin FSM/Otogar geçişi 59-168 TL arası, Osmangazi vb. yüksek). Ancak emeklilerin büyük kısmı araç sahibi değildir veya nadiren kullanır (özellikle düşük gelirli kesimde araç sahipliği oranı düşük). Bu nedenle aylık harcamaya etkisi sınırlıdır:

• Ortalama bir emekli için aylık ulaştırma harcaması içindeki pay düşükse (toplam harcamaların %8-12’si), köprü/otoyol payı aylık 100-300 TL civarını nadiren aşar (günlük kullanım yoksa sıfıra yakın).
Genel etki: Alım gücü kaybına %1-2 ek yük getirir.

Toplam Gerçek Alım Gücü:

Doğrudan enflasyon kaybı sonrası alım gücü = 19.032 TL.
• Dolaylı vergiler nedeniyle harcanabilir paranın %18-22’si ekstra “vergi” olarak gittiği varsayımıyla (emekli sepeti ağırlıklı), fiili net alım gücü yaklaşık 15.500 – 16.500 TL bandına iner. (Ortalama %20 dolaylı vergi yükü alırsak: 19.032 × 0,80 = 15.226 TL; daha muhafazakar %18 yükle = 15.606 TL).
• Köprü/otoyol gibi ek ücretler düşük gelir grubunda etkisi sınırlı olduğundan, bu rakamı yaklaşık 15.000 – 16.000 TL aralığına çeker (çoğu emekli için 15.500 TL civarı gerçekçi bir ortalama).
Sonuç olarak, TÜFE kaybı + dolaylı vergiler (KDV/ÖTV) + sınırlı köprü/otoyol payı birlikte değerlendirildiğinde, 20.000 TL’lik en düşük emekli aylığının gerçek alım gücü yaklaşık 15.500 TL’ye inmiştir. Bu tahmin, emeklinin tipik harcama sepeti (temel gıda, faturalar, sınırlı ulaşım) baz alınarak yapılmıştır; bireysel kullanım (örneğin sık araç kullananlar) daha fazla kayıp yaratabilir. Bu hesaplama; TÜİK verileri, akademik çalışmalar ve bütçe analizlerine dayanır.
Emekli aylıklarındaki bu erimenin, geçmişte vergi iadesi olarak geri ödenmesini sağlayan ve daha sonra aylıklara yüzde 4-5 oranında yansıtılarak EK ÖDEME şeklinde uygulanan rakamların yetersiz kalması nedeniyle yaşandığını unutmayalım.
Dolayısıyla EK ÖDEME oranlarının bu erime miktarı dikkate alınarak en az yüzde 10 seviyesine yükseltilmesi gerekmektedir.

Açıkça görülmektedir ki; emekliye yapılan her ek ödeme, yıllar içinde artırılmadığı veya tüfeye endekslenmediği için zamanla aşınıp birer harçlığa dönüşmektedir. Bayram İkramiyeleri, Ek Ödemeler (vergi iadesi) gibi örnekler bunun en açık göstergesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir