Türkiye Emekliler Derneği Çaycuma şube Başkanı Nizamettin Eyidoğan yaptığı basın açıklamasında;
“Emekli aylıklarına yapılan %15,75 zam emeklileri koruyan bir artış olmamıştır. TÜİK, hükümetin uyguladığı düşük ücret politikasına göre tüfe hesaplaması yapmaktadır. Çarşı pazar fiyatları ile uyumlu değildir.
TÜİK her yıl aynı dönemde nedense enflasyonu düşürüp emekli dul ve yetimlerimizin maaş zamlarının düşük çıkmasını sağlıyor. Sonra da, dar ve sabit gelirli milyonların bu rakamlara inanmasını bekliyor. Elbette inanmıyoruz, elbette kabul etmiyoruz. TÜİK bu yaklaşımlarıyla milyonların vebaline girmektedir. Milyonların bedduasını almaktadır. Hakkımızı helal etmiyoruz.
Emekli aylıklarına seyyanen zam yapılmalı refah payı verilmelidir.
2000 sonrası dönemde, asgari aylık bağlama oranının %70’den %35’e düşürülmesiyle birlikte, kök aylıklar değersiz kalmıştır. Çözüm olarak getirilen en az aylık ödemesi, prim kazancı ve prim ödeme gün sayısı fazla olanları, mağdur eden bir uygulamaya dönüşmüştür. En az aylık ödemesinin asgari ücret seviye yükseltilmesini istiyoruz. Nimet/külfet dengesini bozan en az aylık ödemesi uygulamasına son verilmeli ve her bir emekliye, insanca yaşamaya yetecek aylık ödenmelidir.
Asgari ücretin altında kalan emekli aylıkları asgari ücrete yükseltilmeli, emekli olunan tarihlere bakılmaksızın, prim kazancı ve prim ödeme gün sayıları eşit olanlara, eşit aylık ödenmesi için intibak yapılmalıdır. Emekli aylıklarını düşüren hesaplama sistemi değiştirilmeli, çalışılan dönemler için “tek bir aylık hesaplama sistemi” getirilmelidir.
TÜFE’ye endeksli yüzdeli zamlar, aylıkları düşük olan emeklilerimizi mağdur eden bir sisteme dönüştüğünden, 5510 sayılı Kanun’un 55. maddesi değiştirilmeli ve seyyanen zamlar ile birlikte refahtan (milli gelirden) pay verilmelidir.
Emeklilerin aylıkları, harcamalarında ödemiş olduğu dolaylı vergiler ile küçültülmektedir. Vergi iadesinin yerine getirilen ve yüzde 4-5 arasında değişen ek ödeme oranları yetersiz kaldığından, tek kalem olarak yüzde 10’a yükseltilmelidir.
Emeklilerimizin ödemiş oldukları katkı payları, emeklilerin ödeme gücünü aşmıştır. Çalıştığı dönemlerde yüzde 12 sağlık primi ödeyen emeklilerimiz, sağlık hizmeti aldığında çeşitli adlar altında kesilen katkı paylarından muaf tutulmalıdır.
Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Ülkenin %20 si kaymağı yiyor %80 i bedelini ödüyor. Biz bunu hak etmiyoruz. Bu kötü gidişatların müsebbibi biz değiliz. Bedelini de biz ödemeyeceğiz. Biz bu ülkenin anası, babası, dedesiyiz. İnsan anasına, babasına, dedesine bu haksızlığı yapar mı?” dedi.
————————————————————————————————————————————————————————————————————————————-
————————————————————————————————————————————————————————————————————————————-
Görüntülenme: 983