TÜED Körfez Şube Başkanı ve Denetleme Kurulu Üyesi, Emekli Polis Merdan Derviş Ilgaz’dan Emekli İntiharlarına İlişkin Yürek Burkan Açıklama:
“Ben de bir polis emeklisiyim. Yıllarca bu milletin huzuru, güvenliği ve geleceği için görev yaptım. Gecemizi gündüzümüze kattık. Bayram bilmedik, tatil bilmedik. Çocuklarımızdan, ailelerimizden, sevdiklerimizden fedakârlık ettik. Çünkü bizler için görev, yalnızca bir meslek değil, vatana hizmetti.
Ancak bugün emekli arkadaşlarımızın yaşadığı ekonomik sıkıntıları, yalnızlığı, geçim kaygısını ve gelecek korkusunu görmek içimizi acıtıyor.
Özellikle emekli polislerimizin intihar haberleriyle gündeme gelmesi, üzerinde ciddiyetle durulması gereken toplumsal bir yaradır.
2026 yılı henüz bitmedi. Bağımsız kayıtlara göre 61’i görevde, 11’i emekli olmak üzere 72 emniyet mensubumuzu intihar nedeniyle kaybettik. Bunlar yalnızca rakam değil; geride kalan aileler, yarım kalan hayatlar ve hepimizin üzerinde düşünmesi gereken acılardır. Bu kayıpların nedenleri bilimsel olarak araştırılmalı, emniyet mensuplarımıza ve emeklilerimize ekonomik, sosyal ve psikolojik destek sağlanmalıdır.
Bir polis, görevdeyken canını ortaya koyuyor; emekli olduğunda ise geçim mücadelesiyle baş başa kalabiliyor. Yıllarca toplumun güvenliğini sağlayan insanların, kendi gelecekleri konusunda güvensizlik yaşamaları hepimizi düşündürmelidir.
Emeklilik, insanın hayatının en huzurlu dönemi olması gerekirken neden bir geçim savaşına dönüşüyor?
Bir emekli neden kirasını, faturasını, mutfak masrafını düşünmekten uyuyamıyor?
Bir ömür boyunca onuruyla çalışmış insanlar neden emeklilikte kendilerini yalnız ve değersiz hissediyor?
İntiharların tek bir nedeni yoktur. Ekonomik güçlükler, psikolojik sorunlar, sosyal yalnızlık ve farklı yaşam koşulları bir arada etkili olabilir. Bu nedenle her kaybı yalnızca geçim sıkıntısına bağlamak doğru değildir. Ancak emeklilerin ekonomik ve sosyal sorunlarını görmezden gelmek de kabul edilemez.
Buradan yetkililere sesleniyorum:
Emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir düzeyine kavuşmaları, sağlık hizmetlerine ve psikolojik desteğe kolayca ulaşabilmeleri, yalnızlaşmalarını önleyecek sosyal dayanışma mekanizmalarının güçlendirilmesi artık ertelenmemelidir.
Özellikle emekli emniyet mensuplarımızın sorunları ayrıca ele alınmalı, meslek hayatının getirdiği ağır yüklerin emeklilik dönemindeki etkileri araştırılmalı ve gerekli destekler sağlanmalıdır.
Bizler sadaka değil, yıllarca verdiğimiz emeğin karşılığını istiyoruz.
Hiçbir emeklimizin kendisini çaresiz, kimsesiz ve unutulmuş hissetmesini istemiyoruz.
Kaybettiğimiz bütün emeklilerimizin acısını yüreğimizde taşıyoruz. Ailelerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Ve son olarak şunu söylüyorum:
BİR POLİS, GÖREVDEYKEN MİLLETİNİ YALNIZ BIRAKMADI. EMEKLİ OLDUĞUNDA DA MİLLETİ VE DEVLETİ ONU YALNIZ BIRAKMAMALI!
Emekli olmak, hayattan vazgeçmek değil; onurlu ve huzurlu bir yaşamı hak etmektir.“




