Tarihçemiz

TÜED Tarihinden Sayfalar-18

2.OLAĞAN GENEL KURUL SONRASI GELİŞMELER

HEPER’den Kıdem Tazminatı Fonu Çıkışı… TİEC’in 2. Olağan Genel Kurulu’nun ardından, Kurucu Genel Başkan Sadi Heper’den peş peşe ilginç çıkışlar gelir. Bunlardan birisi de çalışanların kıdem tazminatlarını ilgilendirmektedir.

Heper, Milliyet Gazetesi’nin 5 Nisan 1974 tarihli nüshasında yer alan “Milliyet’e Mektup” başlıklı köşede yayınlanan mektubunda konuya ilişkin olarak şunları söyler:

“1475 Sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine göre, bir işyerinde 3 yıllık hizmet süresini doldurmuş olup, belirli şartlarla hizmet akdi feshedilen işçilere toplu iş sözleşmeleriyle özel hükümler getirilmemiş ise, her tam hizmet yılı için 15 günlük yevmiyesi tutarındaki kıdem tazminatı, işveren tarafından kendisine ödenmektedir.

Hükümet programında bu 15 günlük yevmiye tutarı kıdem tazminatının 30 güne yükseltileceği belirtildikten sonra, özel teşebbüs sahibi bazı işverenlerin, bugünkü duruma nazaran iki misli ödemek zorunda kalacakları kıdem tazminatı sebebiyle, iş sermayesinin büyük ölçüde kayba uğrayacağından endişelenerek infial gösterdiklerini ve bazı yollara saptıklarını basından öğrenmekteyiz.

İşçiye, görevinden ayrılırken topluca bir para ödemekte güçlük çektiği anlaşılan işverenin, bu parayı her ay ufak meblağlar halinde belirli bir kuruluşa yatırmasının kolaylık sağlayacağı kanısındayım.

Bu kuruluş, Sosyal Sigortalar Kurumu olabilir. Kıdem tazminatı miktarı her tam hizmet yılı için 30 günlük ücret tutarı olarak tespit edildiğine göre; işveren, müessesesinde çalıştırdığı her işçi için 30 günlük ücret tutarlarının 12’de 1’ini kolaylıkla ve ağır bir mali külfete maruz kalmadan, SSK’da açılacak Kıdem Tazminatları Fonu’na yatırmasıyla, bu önemli meselenin kökten halledileceğine inanmaktayım.

Bu suretle; zaman zaman işyeri değiştirme durumunda olan işçinin de, belirli şartlar ve hizmet süresi sonunda iktisap edeceği kıdem tazminatından da hiçbir kaybı olmayacak, değişik müesseselerde geçen sigortalı hizmet süresine paralel olarak biriken kıdem tazminatı da, SSK tarafından topluca kendisine ödenmiş olacağından, işçinin ve işverenin mağduriyetine mahal verilmeyecektir.”

Heper, gündeme getirdiği bu önerisiyle; 15 günden 30 güne çıkarılacak olan kıdeme esas gün sayısının, işverenleri ürküteceği ve bu tutarları ödememek için çeşitli yollara başvurabileceklerini hesap ederek, işçinin kıdem tazminatının güvence altına alınmasının sağlanmasını talep etmektedir. Heper’in bu görüşü uzun süre gündemde kalsa da, sendikaların bu konuya gereken ilgiyi göstermediği de görülmüş hatta ilerleyen yıllarda sendikalar bu görüşü, kıdem tazminatına yapılan bir saldırı olarak algılamıştır.

HEPER’den, Emekliye İkramiye Talebi de Gelir…

Kurucu Genel Başkan Sadi Heper, Sosyal Sigortalar Kurumu’nun, hükümetin politikalarına ayak uyduramadığına vurgu yaparak, emekliler arasında eşitlik sağlanmasını ister. Heper, verdiği demeçte, İşçi emeklilerine yılda bir maaş tutarında ikramiye ödenmesini talep eder. 1974 yılında yapılan büyük kongredeki konuşmasında, emeklilerin banka önlerinde büyük sıkıntılar çektiğine vurgu yapmış olan Heper, sorunun çözülmesi için emekli ödemelerinin Ziraat Bankası dışındaki diğer bankalarca da yapılmasını istemiştir.

Heper’in bu talebine yanıt; 13 Haziran 1976 tarihinde dönemin Sosyal Güvenlik Bakanı Ahmet Mahir Ablum’dan gelir. 14 Haziran 1976 tarihli Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan beyanatına göre Bakan Ablum, şöyle der; ” Aylıkların tüm devlet bankalarından alınabilme sorunu halledilecek. Çek ve posta havalesi ile de emekli maaşlarının ödenmesi konusunda, Sosyal Sigortalar Kurumu’na talimat verildi.”

(Devamı: TİEC 3. OLAĞAN GENEL KURULU ANKARA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ…)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir