Genel Başkan Başyazıları Yazılar

Kazım Ergün: Aylık Hesaplama Sistemi Değişmeli…

Sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişiklikler, aylık hesaplama yöntemlerini farklılaştırmış ve 2000 sonrasında emekli olanların aylıklarındaki kayıpları büyütmüştür. Sigortalı çalışılan yıllarda yürürlükte olan sigorta kanun hükümlerine göre, karma emekli aylığı sistemi üzerinden emekli aylıkların hesaplanması, emeklilik hukukunun bütünlüğünü bozmuş, eşitsizlikleri ve kayıpları artıran bir uygulamaya dönüşmüştür. 2000 sonrası dönemde, özellikle asgari ücret üzerinden prim ödeyen sigortalılara bağlanan emekli aylıkları giderek küçülmüştür. Hiçbir sistem, sigortalı çalışma süresi uzadıkça, emekli aylıklarında kayıplara neden olmamalıdır. Bu nedenle, karma emekli hesaplama sistemi değiştirilmeli ve emeklilerimize insanca yaşamaya yetecek aylık ödenmelidir. Bu talebimiz; sosyal güvenliğin bir normu ve sosyal devlet olmanın bir yükümlülüğü olarak değerlendirilmelidir.

2000 öncesi dönemde uygulanan gösterge sisteminin kaldırılması, 4447 ve 5510 sayılı Kanunlarla getirilen farklı güncellenme katsayısı ve aylık bağlama oranları, sosyal güvenlik sistemini zayıflatmış ve aylıklarda kayıpları artırmıştır.

Sosyal güvenliğin temel ilkesi; emekli olunan tarihe bakılmaksızın, prim kazançları ve prim ödeme gün sayıları eşit olanlara eşit aylık ödenmesini öngörmektedir. Üzülerek belirtmeliyiz ki, karma emekli aylığı hesaplama sistemi, eşitlikten uzaklaşan bir uygulamaya dönüşmüştür.

2000 sonrası dönemde emekli olanların en büyük kaybı, alt sınır emekli aylığı bağlanma oranlarında yapılan değişikliklerle yaşanmıştır. 2000 öncesi dönemde yüzde 70 olan alt sınır aylık bağlama oranının yüzde 35’e düşürülmesi, asgari ücretle çalışanları cezalandıran bir etki yapmıştır. Sosyal güvenlik istatistiklerine bakıldığında, 2000 öncesi emekli olanların asgari emekli aylık serisi yayınlanmakta; 2000 sonrası dönem için hiçbir şekilde bilgiye ulaşılamamaktadır. Asgari emekli aylıkları giderek küçülürken, 2019 itibariyle getirilen “En az aylık ödemesi” bir çözüm olarak görülemiştir. 14 milyona yaklaşan emeklilerimizin ne kadarına 3.500 TL aylık ödendiği tam olarak bilinmediğinden ve emekli aylıklarına yapılan zamlar, sigortalının gerçek aylığına yansıtıldığından, emeklilerimizin önemli bir kısmı geçim zorluğu yaşamaktadır. Yüksek fiyat artışları karşısında emeklilerimizin korunması için en az aylık ödemesi, asgari ücretle eşitlenmelidir.

Gelecek güvencesi olan “Emekli aylıkları”, bir başkasına muhtaç olunmadan temel ihtiyaçları karşılayan bir seviyeye yükseltilmelidir.

Çözüm ne?

Türkiye Emekliler Derneği, her platformda sosyal güvenlik sisteminin eşitlik ilkesi esas alınarak yeni bir mevzuat değişikliğine gidilmesini ve tek bir sistem üzerinden emekli aylıkların hesaplanmasını savunmaktadır. Sosyal güvenlik kuruluşları tek çatı altında toplanarak, bir bütünlük sağlanmışken, benzer düzenlemenin mevzuat içinde yapılması gerekir. Bu hedefe ulaşmak için; 2000 sonrası dönemde ödenen prim kazançları esas alınarak, 2000 öncesi dönemde uygulanan gösterge sisteminin günümüze kadar uyarlanması yapılmalıdır.

İntibakın yapılmasında gösterge sistemi teknik olarak kolaylık sağlayacağından, SGK bu yönde karar almalıdır. 2000 öncesi emeklilere uygulanan 6283 sayılı İntibak Kanunu, 2000 sonrası emeklilere de uygulanmalıdır. Devlet, emekliler arasında ayrım yapmamalıdır. Prim kazançları ve prim ödeme gün sayıları eşit olan iki sigortalıdan birisi, 2021 Aralık ayında, diğeri ise 2022 Ocak ayında emekli olmuş ve iki emekli aylığı arasında ciddi fark bulunmaktadır. Bu örnek bile, aylık hesaplama sisteminin adil olmadığını gösterdiğinden, intibak yapılarak emekli aylıklarında eşitlik sağlanmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir